
HAYDİ PİLAVA
7 Haziran2026
GALATASARAY PİLAVI: ASIRLIK SOFRANIN HATIRASI
Bu yıl Galatasaray Pilavı, Mekteb-i Sultani’nin büyük müdürü, şairi ve vicdanı Tevfik Fikret’in adıyla anlam kazandı.
Galatasaray’da pilav, yalnızca bir yemek değildir. Bir hafızadır. Bir gelenektir. Bir nesilden diğerine aktarılan görünmez bağdır.
Bu geleneğin kökleri, Galatasaray Mekteb-i Sultani’sinin ilk yıllarına uzanır.
Galatasaray’da spor ve idman anlayışının çağdaş temellerini atan Fransız muallim Monsieur Curel, yalnızca jimnastik dersleri veren bir eğitimci değildi. Fransa’dan getirttiği özel aletlerle okulun ilk jimnastikhanesini kurmuş, talebeyi beden terbiyesiyle tanıştırmış öncü bir eğitim neferiydi.
Ancak onun Galatasaray tarihine bıraktığı miras bununla da sınırlı kalmadı.
1870 yılının Mayıs ayında talebeleri ilk kez Kağıthane’ye götürdü. Jimnastik yapıldı, koşular düzenlendi, oyunlar oynandı. Günün sonunda ise kuzu etli pilav, salata ve tatlıdan oluşan bir sofrada öğrenciler bir araya geldi. O gün kurulan sofra, yalnızca bir öğle yemeği değil; bugün hâlâ yaşatılan bir Galatasaray geleneğinin ilk adımıydı.
Aradan geçen yüz elli yılı aşkın zamana rağmen o sofranın ruhu değişmedi.
Bugün Pilav Günü denildiğinde akla yalnızca pilav gelmez. Beyoğlu’ndaki tarihi kapıdan yeniden içeri girmenin heyecanı gelir. Aynı sıralarda oturmuş farklı kuşakların birbirini kucaklaması gelir. Gençlik yıllarının hatıraları, hocaların sesi, avlunun taşları ve Galatasaraylı olmanın tarifsiz gururu gelir.
Çünkü Galatasaraylılık, mezuniyetle biten bir hikâye değildir.
Pilav Günü; geçmişle geleceğin aynı masada buluştuğu, yılların mesafesini ortadan kaldıran büyük bir vefa buluşmasıdır.
Bu yıl ise o buluşmanın üzerinde Tevfik Fikret’in adı yükseliyor.
“Mektep insan yetiştirir” anlayışını hayatının merkezine koyan, Galatasaray’ı yalnızca bir okul değil; fikir, ahlak ve karakter ocağı olarak gören Tevfik Fikret’in hatırası, Pilav Günü’nün anlamını daha da derinleştiriyor.
Bugün aynı sofrada buluşan her Galatasaraylı; Monsieur Curel’in Kağıthane’de kurduğu ilk sofraya, Tevfik Fikret’in aydınlık ideallerine ve Mekteb-i Sultani’nin asırlık ruhuna selam vermektedir.
Ve biliyoruz ki Galatasaray’da pilav yalnızca yenmez…
Pilav paylaşılır.
Hatıralar paylaşılır.
Dostluklar büyütülür.
Gelenekler yaşatılır.
Çünkü Galatasaray Pilavı, bir yemek değil; bir kültürdür.
Bir mekteptir.
Bir hatıradır.
Ve her şeyden önce, hiç kopmayan bir aidiyetin adıdır.
Asırların mirasını aynı sofrada paylaşan tüm Galatasaraylılara…
AFİYET OLSUN.
Sarı-Kırmızı Sevgilerimle 🟡🔴
Tufan Akol
GAZETA LA 1905
6 Haziran 2026