FUAYE ADNAN

Nam-ı Diğer Fuaye Adnan

3 Sene evel yazdığım paylaşımımı tekrar yâd etmek istedim, çok sevdiğim bir ağabeyimdi, insan yaşarken değil her zaman anılmalı.
Unutmadık Unutturmayacağız…
🙏🌹🙏

Fuaye Adnan.

1930 İstanbul doğumlu Adnan Halat okuldan Galatasaraylı , sınıf arkadaşları Abdi İpekçi, Coşkun Özarı, Ahmet Üstel ve daha nice ünlü olmuş, başarıları ile ülkemizde unutulmazlar sınıfına girmiş bir çok kişi.

Daha okulda okurken başlamış Halat’ın caz sevdası.
Tüm harçlığını taş caz plaklara yatırır sabahlara kadar gramofondan caz dinlermiş.
1950 yılında, babasının kurduğu otomotiv şirketinin işlerini takip etmek üzere gittiği Amerika Birleşik Devletlerinde caz hayatının bir parçası olmuş adeta. O güne değin taş plaklardan dinlediği sanatçıların konserlerine gitmiş, sahneye çıktıkları gece kulüplerinin müdavimi olmuş.

1959 efsane Chevrolet modelinin çıktığı yıl, “arakladı beni bu kız” dediği ilk eşi, Gülgün Hamarat, kucağına oğlu Hakan’ı verir.
60 da ayrılmış ilk eşinden. Sebep yine caz tutkusu, “kuması caza dayanamadı kızcağız” diyerek hak veriyor Adnan Halat eşine.
Zaten O, bütün ilişkilerinde kadınlara hak veren bir görüşe sahip.

60 yıllarda, İstanbul’a döndüğünde caz sever dostları ile bir aradadır yine.
Senarist Ahmet Üstel Beyoğlu İmam sokakta bir kulüp açma hazırlıkları içindedir.
Kulübün dekorasyon işleri başladığında Üstel’e Mısır’dan büyük bir miras geldiği haberi ulaşır Mısır’a gitmek için hazırlanırken, kulüple ilgilenme işi konusunda en yakın arkadaşı Adnan Halat’tan yardım ister. O güne kadar sadece iyi bir müşteri olan Adnan Halat isminin bile önüne geçecek kadar ünlendirdiği Fuaye ile kulüp işletmeciliğine adım atar.

Fuaye Caz Kulüp bir anda Beyoğlu’nun en sefil ve en riskli sokağında bir yıldız gibi parlamaya başlar. Sosyetenin ve müzik dünyası ünlülerinin buluşma noktası haline gelir.
Her gece kaliteli müzisyenlerin sahne aldığı kulüpte,gece yarısından sonra başka mekanlardaki işlerini bitiren müzisyenler buluşup kendi keyifleri için müzik yapmaya başlayınca, sabaha kadar süren bu doyumsuz geceleri paylaşmak isteyen caz severler kulübü doldurur.
İsmet Sıral, Selim Özer, Yavuz Özışık, Altan İrtel, Hrant Lusigyan, Eol Pekcan, Ali Kayral, Durul Gence, Erkut Taçkın,Tanju Okan, Şevket Uğurluel, Ayferi, Ayten Alpman bu gecelerin unutulmaz isimleridir diyen Fuaye Adnan ,eskimeyen dostluklarını cazla pekiştirir. 1964 e kadar İstanbul’da bir caz fırtınası estiren Fuaye Kulüp 1964 de tebdili hava bahanesi ile Antalya’ya göçer. Antalya’nın ilk çok katlı apartmanını tepesine bir kartal yuvası gibi kurulur.
Kim çıkar buraya denilen 5 katlı apartmanın terasındaki Fuaye Kulüp yine dolar taşar.

Kulubün DJ liğini bu gün için Türkiye’nin en büyük acentelerinden (Pamfilya) birinin sahibi olan Yaşar Sobutay yapar.
“Antalya’nın nemi ve aşırı sıcaklarına 6 yıl, her kat için bir yıl dayanabildim” diyerek, bu kendince uzun süreyi anlatan Halat yine İstanbul’a döner ve bu kez Taksim’de Fuaye’yi açar.
Bu dönüş muhteşem olur. Özlenen Fuaye’yi dostları öyle bir kucaklar ki, oturacak yer kalmaz Halat’a kendi kulübünde. Ancak İstanbul eski İstanbul değildir. Muhtıralar, siyasi gerginliklerin yol açtığı sokak çatışmaları en çok gece hayatını etkilemektedir. İnsanlar evlerine kapanıp, o yıllar başımıza musallat olan televizyondan olayları izlemekte, geceleri sokağa çıkmaya çekinmektedirler.

Bu stresli İstanbul atmosferinin zor şartlarına göğüs gererek 7 yıl geçiren ve bu arada gönlünü Alev’e kaptıran Adnan Halat, sakin sulara yelken açar.
O yılların Marmaris’i gerçek bir cennettir. İçmeler’de şimdiki Maliye kampının bulunduğu yerde Altınışık Motel vardır. Bahçesine kondurulan üzeri palmiye yaprakları ile kaplı bir sundurma, altına bir amerikan bar ve müzik. İşte Fuaye Kulüp Marmaris.
Artık, Marmaris’li Akyalar,Kılıçlar,Karavidalar ve Ahtapotlar, her akşam caz dinlemeye Altınışık Motelin sahillerine yanaşmaktadır.
Keyfi bol,neşesi bol günleridir Marmaris’in, İçmeler’in.
Sakin, müzik, aşk ve sevgi dolu günlerden bir gün, Marmaris Cennetinin keşfedilmesi ile birlikte artık yavaş yavaş hareketlenmeye başlayan akşam saatlerinde, havaların serinlediği bir sonbahar akşamı, bardaki görevlilere “bu akşam şömineyi yakalım” çocuklar diyerek güzellik uykusuna yatan Adnan Halat, uyandığında, barın tamamen yandığını görür. Hiç kızmaz, çünkü o sürprizin her türlüsüne alışkındır. Özellikle alevli olanlardan hoşlanır.

Turçin Solok ve Erdoğan Avcı dostlarının yardımı ile bar bir günde onarılır, ertesi gece tekrar açılır. Ancak, Altınışık Motel’e Maliyenin el koyması ile birlikte Turban kavşağında şimdi Mutluköy’ün olduğu yere taşınan Fuaye Kulüp, buradaki ahşap dekorasyonlu ve açık havalı mekânında yıllarca disko bar olarak hizmet verir.
Çevresi, portakal ve mandalina bahçeleri ile dolu bu mekan da, inşaat rantına yenik düşüp betonlaşınca, soluğu yine İçmeler’de alır Fuaye Adnan.

Bu kez aylarca süren titiz araştırma sonucu odun fırınında bu güne kadar yenilen en lezzetli pizzaların pişirildiği, Fuaye Pizza ile çıkar karşımıza. İtalyan yemeklerinin en özellerinin sunulduğu, siyah beyaz renklerin hâkim olduğu bu mekânda Napoliten şarkıların yerine yine caz vardır. Değerli müzisyen Şansın Ölmeztürk saksafonu, trompeti, yan flütü ve müzisyen arkadaşları ile unutulmaz caz geceleri yaşatır Adnan Baba ve konuklarına.

İçmeleri, İçmeler yapan yıllardır bu zamanlar. Marmaris’in en güzel diskosu Joy Kulüpte Ali Kayral sahne almakta, Güner Bar’da sıcak sohbetler paylaşılmakta, Müjde’nin yerinde marjinal geceler yaşanmakta, Casko Bar’da entel, dantel muhabbetlerle turizmin geleceği çizilmekte, Villa Ekip Çatı Barda yıldızlar sayılmakta, İçmeler Park Sanat Evi’nde canlı müzik, teatral animasyon şovlarla dünya insanları buluşmakta ve eğlenmektedir.

Babanın ayağı uğurludur, zamanında domates tarlasına açtığı caz kulüpler bile meşhur olup çevresine açılan işletmeler de para kazanmaya başlar, peki bunun ona etkisi ne olur? Gözü kiraya doymayan mal sahipleri sonunda bitmek tükenmek bilmeyen istekleri ile Adnan Babayı bıktırırlar, o da “bende buraya kadar, artık emekli oldum” der ve işi bırakır.

Mutluköy’de evi, Alev’den eşi ve denizdeki Vişne’si ile mutlu mesut sakin bir hayat sürmeye başlayan Fuaye Adnan, ara sıra Sapanca’da göl kenarındaki yazlığa da giderek eşi ile, Marmaris’i özleme tatilleri yaparlar. Alev’in sonsuzluk yolculuğuna çıkması ile, ilk kez gerçek anlamda terk edilen Fuaye, teselliyi, yine hüznün ve aşkın müziğinde bulur.
Ay ışığının içinde yüzdüğü viski kadehini, balkonunda yudumlarken, yılların dostları plakları da pikabında dönerek kendisine eşlik eder.

Adnan Baba Marmaris’teki 32. yılında “Marmarislileştirebildilerimizdenmisiniz” sorusuna; “biz Marmarislileştik de, Marmarislileri, bir türlü Maramarislileştiremedik” yanıtı ile noktayı koyuyor.
Şu sıralar, son Fuaye Caz Kulüple jübileye hazırlanan, ama hiçbir zaman sona ulaşmayacak kadar genç bir yüreğe sahip olan bu caz tutkunu dostuma veda ederken, elini iyice sıkarak hangi gezegenden dünyamıza geldiğini anlamaya çalışıyorum hala.

Yaşam öyküsü kitaplık olan, Fuaye Adnan, bu hissimi algılayarak ,yeşil gözlerinin içinden gelen, tatlı bir hoşgörü ışığı ile uğurluyor beni.

Tufan Akol
6 Ağustos 2022

Yorum Yap

error: Content is protected !!