GALATASARAY’IN ASİ ÇOCUĞU: HASAN ŞAŞ

Hasan Gökhan Şaş, Türk futbol tarihinin en tutkulu, en hırslı ve en yetenekli kanat oyuncularından biri olarak hafızalara kazındı. Sahadaki dik duruşu, rakip tanımayan mücadeleci karakteri, çalımları ve hiçbir zaman pes etmeyen ruhuyla Galatasaray taraftarının gönlünde özel bir yer edindi. O sadece iyi bir futbolcu değil; forması için savaşan gerçek bir Galatasaraylıydı.

Adana’dan Doğan Bir Yıldız

Hasan Şaş, 1 Ağustos 1976 tarihinde Adana’nın Karataş ilçesinde dünyaya geldi. Çocukluğu Akdeniz’in sıcağında, sokak aralarında top peşinde koşarak geçti. Futbola olan tutkusu öylesine büyüktü ki, çoğu zaman okuldan çıkıp mahalle maçlarına koşardı.

İlk futbol eğitimini Akdeniz Karataşspor’da aldı. Ardından Adana Demirspor altyapısına geçerek profesyonel futbolun kapısını araladı. Adana’nın mücadeleci ve geri adım atmayan karakteri, onun futbol kimliğinin de temelini oluşturdu.

Ankaragücü’nde Parlayan Yetenek

1995 yılında MKE Ankaragücü’ne transfer olan Hasan Şaş, burada kısa sürede Süper Lig’in en dikkat çeken genç oyuncularından biri haline geldi.

Hızı, çabukluğu, adam eksiltme becerisi ve korkusuz futboluyla taraftarların sevgilisi olurken, üç büyük kulübün de transfer listesine girmeyi başardı.

Parayı Değil, Armasını Seçti

1998 yazında Türk futbolunun en çok konuşulan transferlerinden biri gerçekleşti.

Başta Fenerbahçe olmak üzere birçok kulüp Hasan Şaş için yüksek teklifler sundu. Ancak Hasan’ın tercihi çocukluk hayalini kurduğu Galatasaray oldu.

Fatih Terim’in büyük ısrarıyla Sarı-Kırmızılı formayı giyen Hasan Şaş, bu tercihiyle yalnızca bir transfer yapmadı; Galatasaray tarihinin en unutulmaz kadrolarından birinin vazgeçilmez parçası oldu.

UEFA Zaferinin Savaşçısı

Galatasaray forması altında kısa sürede takımın en önemli isimlerinden biri haline geldi.

2000 yılında kazanılan UEFA Kupası ve ardından UEFA Süper Kupa şampiyonluklarında bitmek bilmeyen enerjisi, pres gücü ve mücadeleci futboluyla Avrupa devlerine zor anlar yaşattı.

Arsenal, Borussia Dortmund, Milan, Real Madrid…

Karşısında kim olursa olsun geri adım atmayan Hasan Şaş, Galatasaray’ın Avrupa ruhunu en iyi temsil eden futbolculardan biri oldu.

2002 Dünya Kupası’nın Yıldızı

Hasan Şaş’ın kariyerindeki en büyük bireysel başarı ise 2002 FIFA Dünya Kupası oldu.

Türkiye’nin dünya üçüncüsü olduğu tarihi organizasyonda sergilediği performans tüm dünyanın dikkatini çekti.

Brezilya’ya attığı unutulmaz gol hâlâ Türk futbol tarihinin en özel anlarından biri olarak hatırlanıyor.

Turnuva sonunda FIFA tarafından Dünya Kupası’nın en iyi oyuncuları arasında gösterildi ve turnuvanın en başarılı futbolcularından biri olarak tarihe geçti.

11 Yıllık Galatasaray Sevdası

1998-2009 yılları arasında tam 11 sezon Galatasaray formasını giydi.

Yüzlerce maça çıktı, sayısız gol attı, asist yaptı ve kaptanlık görevini üstlendi.

Kazandığı kupalar arasında;

  • 6 Süper Lig Şampiyonluğu
  • 4 Türkiye Kupası
  • 2 Türkiye Süper Kupası
  • 1 UEFA Kupası
  • 1 UEFA Süper Kupası

bulunuyor.

Galatasaray tarihinin en başarılı jenerasyonlarından birinin değişmez isimlerinden biri olmayı başardı.

Kulübeye Dönen Asi Çocuk

Futbolu bıraktıktan sonra da Galatasaray’dan kopmadı.

Fatih Terim’in teknik ekibinde uzun yıllar yardımcı antrenör olarak görev yaptı.

Saha kenarında da futbolculuk dönemindeki tutkusunu korudu. Oyuncularıyla kurduğu samimi ilişki, hırsı ve kazanma arzusu onu teknik ekipte de önemli bir figür haline getirdi.

Bugün…

Bugün Hasan Şaş, futbol yorumculuğu yapıyor.

Yıllardır olduğu gibi düşüncelerini açık yüreklilikle dile getiriyor. Kimseden çekinmeden konuşuyor, doğruları söylemekten vazgeçmiyor.

Belki artık yeşil sahalarda koşmuyor…

Ama Galatasaray sevgisi, mücadele ruhu ve o asi karakteri hiç değişmedi.

Çünkü bazı futbolcular sadece forma giymez…

O formanın ruhu olurlar.

Hasan Şaş da Galatasaray tarihinin ruhunu taşıyan isimlerden biri olarak, Sarı-Kırmızı tarihindeki yerini çoktan almıştır.

Tufan Akol
GAZETA LA 1905

Yorum Yap

error: Content is protected !!