
“Esnaf kafası”; büyük kurumsal stratejilerden ziyade günlük kazanca, pratik çözümlere, geleneksel pazarlığa ve kısa vadeli hesaplara odaklanan ticaret zihniyetini ifade ediyormuş…
Sakın ha!
Yazdıklarımı başka yerlere çekmeye kalkışmayın sevgili dostlar.
Hakikaten tek kelimeyle Sayın Başkanıma hayranım. Muhteşem bir akıl! Bazıları buna “cin gibi” der, bazıları da “Suya götürür, susuz getirir” diye tarif eder.
Sayın Başkanımız Dursun Özbek, tırnaklarıyla kazıya kazıya esnaflıktan patronluğa gelmiş bir isim. Tebrik ederim.
Kimin aklına gelirdi?
Yeniden Başkanlığa seçildi ve mazbatayı alır almaz, esnaflık zekâsının belki de en önemli hamlesini yaptı. Tarihî bir süreç sonunda Genel Kurul’un elindeki “İdari İbrasızlık” mekanizmasına makas atıldı.
Dört sene, dört şampiyonluk, beşinci yıldız…
Bunlara kimsenin söyleyecek sözü yok. Başarı başarıdır.
Ama madalyonun öteki yüzü?
Ekonomide çığır açmak yerine alma değil, satma anlayışı…
Sponsor tartışmaları…
Karaborsa dosyasıyla yıpranan kulüp imajı…
Ve son iki sezonda rakibimizin bile hayal edemeyeceği hatalar sonucunda adeta tepsiyle sunulan iki şampiyonluk…
Yine de bravo!
Şimdi soruyoruz:
Başkanımızın siyasi bakışı ve girişimleri sonucunda “İdari İbrasızlık” kaldırılmasaydı, bugün Hazirun’un yaşananlara bakış açısı acaba nasıl olurdu?
Peki ya adı pek anılmayan “Mali İbrasızlık?”
Şimdilik derin bir uykudaymış gibi görünüyor.
Ama bir gün uyanırsa?
Sessiz duran bir yanardağ misali büyük bir patlama yapıp, kırmızı-turuncu lavlarını Yönetimin üzerine püskürtür mü?
İşte asıl soru burada…
Ama ne diyelim?
YİNE DE BRAVO SAYIN BAŞKAN!
Tufan Akol
GAZETA LA 1905