
Biz Galatasaraylılar ikinci yarıdaki futbola kızgın, son dakikada ederinden fazla yazan Osimhen’in golüyle üzüntüyü daha sindiremeden sevinçle ayağa fırladık.
Duygular karmakarışık…
Adeta salçalı makarnaya yoğurt dökmek gibi; ne olduğunu anlamadan güzel mi, çirkin mi diye tartışıyoruz.
Geceye damgayı vuran olaysa maç değil, maç sonrası…
Daha soyunma odasının teri kurumadan Fenerbahçe acil toplanmış:
“Efendim, Kazımcan’ın pozisyonu penaltı mı, değil mi?”
Tarafsız bir futbolsever olarak objektif(!) bakış açım şunu söylüyor:
Penaltı değil.
Bu mu penaltı?
Vallahi buysa ben de haftaya VAR’a başvuruyorum, kapının önünde terlik çalındı diye…
Futbol temas oyunu, abartılı yorum oyunu değil.
Atı alan Üsküdar’ı geçti, biz hâlâ düdük arıyoruz.
Şimdi mezar kazıcıları ellerinde kazma kürek bekliyor:
“Hadi bakalım, VAR’ın mezarını kazalım mı?” diye…
Bir hafta konuşulur, YouTube yorumlarında savaş çıkar, sosyal medya uzmanları ekran başında düğmeye basar…
Biri “temas var” der, öteki “ayağına bastı” der. Bir başkası görüntüyü on kere ağır çekime alır.
Ama futbolun değişmeyen bir gerçeği var:
HALAM ERKEK OLSAYDI AMCAM OLURDU…
Maç bitmiş, sonuç tabelaya yazılmış.
Ne diyelim…
“Geçti Bor’un pazarı, sür eşeği Niğde’ye…”
Galatasaraylı Sevgilerimle 🟨🟥
Tufan Akol
GAZETA LA 1905
5 Aralık 2025