
Susturmak için dil kesmek, yazdırmamak için kalem kırmak vicdana sığar mı?
Galatasaray yalnızca sahada kazandığı kupalarla büyük olmadı.
Bu camiayı büyük yapan; kültürü, gelenekleri, fikirlerin özgürce konuşulabilmesi ve gerektiğinde yönetenlerin de eleştirilebilmesidir.
Geçtiğimiz günlerde Turan Yücel’in Yeni Birlik gazetesinde yayımlanan “Fabrika Ayarları” başlıklı yazısının kaldırılması tartışmasını kaleme almış, ardından spor basınının çalışkan isimlerinden Burhan Can Terzi hakkında yaşananlara dikkat çekmiştim.
Şimdi gelinen noktaya bakıyorum…
Burhan Can Terzi hakkında başlatılan soruşturma kapsamında ifadesi alındı. Savunmasını ise Erden Timur ve Rezan Epözdemir’in yönlendirdiği üç avukat üstlendi.
İfadesinin ardından Burhan Can Terzi, yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol talebiyle Sulh Ceza Hâkimliği’ne sevk edildi.
Ve beklenen haber geldi.
SON DAKİKA…
Rezan Epözdemir yaptığı açıklamada:
“Müvekkil Sevgili Burhan Can Terzi, adli kontrol uygulanmaksızın serbest bırakılmıştır. Kendisine, değerli eşine, kıymetli ailesine ve tüm spor basını ve Galatasaray camiasına geçmiş olsun diliyorum.”
İşte mesele tam da burada başlıyor Sayın Başkan…
Eleştiren herkes düşman değildir.
Soru soran herkes Galatasaray’a zarar vermek istemez.
Gazetecinin işi sormaktır.
Yazarın işi yazmaktır.
Yönetimin görevi ise cevap vermektir.
Eleştiriden rahatsız olabilirsiniz.
Yazılanlara kızabilirsiniz.
Haksız olduğunu düşündüğünüz bir haber varsa hukuk önünde hakkınızı elbette arayabilirsiniz.
Ama Galatasaray gibi 120 yılı aşmış büyük bir camiada korku ikliminin, susturma tartışmalarının ve gazetecilerin üzerinde baskı olduğu algısının oluşması bile hepimizi düşündürmelidir.
Benim yıllardır söylediğim söz değişmedi:
“Dokunma bana, dokunurum sana!”
Kalem kırarak fikir bitmez.
İnsanları susturarak gerçekler ortadan kalkmaz.
Soruları engelleyerek de sorunlar çözülmez.
Galatasaray’ın ihtiyacı susan insanlar değil; konuşabilen, sorabilen, eleştirebilen ve gerektiğinde yönetenlere “Yanlış yapıyorsunuz!” diyebilen insanlardır.
Burhan Can Terzi kardeşimize, eşine ve ailesine geçmiş olsun.
Spor basınına da geçmiş olsun.
Ve son sözüm size Sayın Başkan:
TEBRİKLER DURSUN BAŞKAN!
Ama bu tebrikin içinde ne demek istediğimi sanırım siz de çok iyi biliyorsunuz…
Doğruya doğru, eğriye eğri.
Sevgiyle Kalın.
Tufan Akol
GAZETA LA 1905