BİLİYORLARDI, GÖRMEZDEN GELDİLER!

Galatasaray’da bugün konuşulan bilet ve kombine meselesi aslında gökten zembille inmedi. Uyarılar yapıldı, Divan’da konuşuldu, taraftar şikâyet etti. Ama nedense mesele büyüyüp kapıya dayanana kadar herkes kulağının üstüne yattı, adeta ölü taklidi yaptı.

Şimdi herkes “Bu işler nasıl oldu?” diye soruyor. Ben ise başka bir soru soruyorum: Bu işler olurken kimse nasıl görmedi, bilenler neden sustu?

Karaborsa birkaç kişinin stat dışında bilet alıp pahalıya satmasıysa başka, kulübün resmi biletlerinin organize biçimde başka kanallara yönlendirildiği iddiası varsa bambaşka bir mesele. Böylesine büyük bir organizasyon içeriden bilgi veya destek olmadan yapılabilir mi? İşte araştırılması gereken budur.

Suçlu kimdir, kim değildir; buna ben karar veremem. Savcılık, emniyet ve sonunda mahkemeler karar verir. Ancak Galatasaraylı olarak soru sormak bizim en doğal hakkımızdır.

Son Young Boys maçının sabahında bile bilet bulunabilmesi dikkat çekiciydi. Normal şartlarda satış başladıktan birkaç dakika sonra “biletler tükendi” denilen bir sistemde birdenbire ne değişmişti? Olay büyüyünce mi işler normale dönmeye başladı?

Hayri Kozak uyardı, Taner Aşkın Divan’da konuştu. Taraftar yıllardır özellikle büyük maçlarda bilet bulamamaktan, buna karşılık biletlerin başka yerlerde fahiş fiyatlarla karşısına çıkmasından şikâyet etti.

Fenerbahçe maçlarını, Şampiyonlar Ligi ve Avrupa kupası gecelerini düşünün. İnsanlar Galatasaray için cebinden, boğazından keserek para ödüyor. Eğer kulübün kasasına girmesi gereken tek kuruş dahi başka birinin cebine girdiyse, miktarı ne olursa olsun bunun hesabı sorulmalıdır.

AMA BU FİLMİ DAHA ÖNCE DE GÖRDÜK

Bugün bilet ve kombineyi konuşuyoruz. Dün ise forma usulsüzlüğü dosyasını konuşuyorduk.

Burak Elmas döneminde yaklaşık 15 bin resmi formanın akıbetiyle ilgili iddialar gündeme geldi. Konunun araştırılması istendi. Vahap Tanrıverdi bu dosyanın takipçisi oldu.

Peki bugün soruyorum:

15 BİN FORMA DOSYASINA NE OLDU?

Kim aldı, kim sattı, kulüp ne kadar zarara uğradı, sorumlular hakkında hangi işlemler yapıldı? Galatasaray kamuoyu bütün bunların sonucunu açık ve net biçimde öğrendi mi?

Ben öğrenmedim.

Bu dosyanın bugün yeniden açılması gerekir. Çünkü bilet meselesini araştırırken geçmişte yaşanan benzer denetim sorunlarını görmezden gelemeyiz.

MENAJERLİK DOSYASI İSE BAMBAŞKA

Burada iki meseleyi özellikle birbirinden ayırıyorum.

Forma dosyası başka, menajerlik dosyası başka.

Burak Elmas yönetimi döneminde transfer usulsüzlükleri ve menajer komisyonlarının araştırılması amacıyla konu Divan Kurulu’na taşındı. Araştırma komisyonu kuruldu.

Burak Elmas daha sonra, 27 Şubat 2024 tarihinde Divan Kurulu Başkanlığı’na gönderdiği mektupta çok açık biçimde soruyordu: Kurulan komisyonun hazırladığı rapor nerede, bulguları neden paylaşılmıyor?

Aradan uzun süre geçmesine rağmen bu dosyanın sonucu Hazirun’un önüne bütün açıklığıyla konulmadı.

İşte benim yıllardır itiraz ettiğim zihniyet budur.

Dosya açılıyor… Komisyon kuruluyor… Araştırma yapılıyor… Rapor hazırlanıyor… Sonra sessizlik!

Galatasaray böyle yönetilemez.

Forma dosyasını Vahap Tanrıverdi takip ediyor, menajerlik dosyasını Burak Elmas Divan’a taşıyor; bugün de karşımıza bilet ve kombine iddiaları çıkıyor.

Üçünün konusu farklı olabilir.

Ama üçünün kapısında aynı soru yazıyor:

DENETİM NEREDE?

Eray Yazgan’ın, Alper Narman’ın, Bora Bahçetepe’nin veya adı geçen başka kişilerin suçlu olup olmadığına biz karar veremeyiz. Kimseyi mahkeme kararı olmadan suçlu ilan etmek doğru değildir.

Ancak yöneticilik makamının da bir sorumluluğu vardır. Böylesine ağır iddialar konuşulurken Galatasaray’ın itibarı kişilerin makamlarından daha değerlidir. Gerekiyorsa görevinizi bırakırsınız, hakkınızdaki iddiaların sonuna kadar araştırılmasını istersiniz; aklanırsanız alnınız açık geri dönersiniz.

DURSUN BAŞKAN, İNCELDİĞİ YERDEN KOPSUN!

Yöneticiymiş, eski yöneticiymiş, taraftar grubundanmış, liseliymiş, yakın arkadaşmış…

Beni hiçbiri ilgilendirmiyor.

GALATASARAY’IN BİR KURUŞU BİLE KİMSENİN BABASININ MALI DEĞİLDİR.

Savcılık araştırsın, emniyet incelesin. Kulüp bütün kayıtlarını açsın. Hangi bilet hangi hesaba tanımlandı? Hangi kombineler devredildi? Hangi koltuklara kimler girdi? Para nereye gitti?

Ama bununla da yetinmeyin.

Forma dosyasını da açın. Menajerlik raporunu da açıklayın.

Çünkü bugün bilet dosyasını kapatıp yarın başka bir skandalla karşılaşacaksak hiçbir şey çözmüş olmayız.

Artık “kol kırılır yen içinde kalır” anlayışı bitmelidir. Büyük Galatasaray kendi yanlışını ortaya çıkarmaktan korkmaz. Tam tersine, kendi evini temizleyebildiği ölçüde büyüktür.

Suçsuz olan alnı açık çıksın. Suçlu olan da kim olduğuna, hangi makamda oturduğuna veya kimin yakını olduğuna bakılmadan hesabını versin.

Ben kimsenin kellesini istemiyorum.

Ben Galatasaray’ın hakkını istiyorum.

Ve yıllardır kapatılan, bekletilen, açıklanmayan her dosyadan sonra bugün aynı soruyu bir kez daha soruyorum:

BİLİYORDUNUZ DA NEDEN SUSTUNUZ?

Tufan Akol
GAZETA LA 1905

Doğruya doğru, eğriye eğri.
Sevgiyle Kalın.

Yorum Yap

error: Content is protected !!