
Geçen sene, 1 Mayıs 2025 tarihinde yazmışım…
Başkan Dursun Özbek’in gazetecilerle yaptığı yemek sonrası yaşananları kaleme almış, o günlerde Serdar Güzelaydın’ın Başkan’ın yanında adeta “çanta gibi” dolaşmasını da eleştirmiştim.
Bugün Fatih Altaylı’nın yazdıklarını okuyunca insan ister istemez geçmişe dönüyor.
Başkan Özbek, Serdar Güzelaydın için özetle; özel bir yakınlığının olmadığını, sürekli çevrelerinde bulunduğunu, yönetime girmek istediğini fakat alınmadığını, Sportif A.Ş. Yönetimi beklentisinin de gerçekleşmediğini söylüyor.
Peki Sayın Başkan…
Madem özel bir yakınlığınız yoktu, neden yıllarca bu kadar yakınınızda göründü?
Daha da önemlisi…
Geçen yıl gazetecilerle yapılan ve benim de o tarihte eleştirdiğim o yemek organizasyonunu Serdar Güzelaydın ayarlamıştı.
Şimdi sormak gerekiyor:
Sıradan bir genel kurul üyesi, Başkan’ın gazetecilerle yaptığı böylesine önemli bir toplantıyı nasıl organize ediyor?
Madem hiçbir etkisi yoktu, madem özel bir yakınlığı bulunmuyordu, bu kadar önemli organizasyonların merkezinde neden yer aldı?
Bugün gelinen noktada taraflar birbirleri hakkında konuşuyor, mesajlar veriliyor, geçmişteki yakınlıklar ise adeta yok sayılıyor.
Galatasaray camiasının hafızası bu kadar kısa değil.
Ben bunu bugün söylemiyorum.
1 Mayıs 2025’te yazmışım.
O gün gördüğümüz tablo neyse, bugün ortaya çıkan açıklamalar da önümüzde.
Demek ki asıl mesele yalnızca Serdar Güzelaydın değil…
Asıl mesele, Galatasaray’da kimin hangi sıfatla Başkan’ın yanında bulunduğu, ne kadar etkili olduğu ve işler ters gidince o yakınlığın nasıl tarif edildiğidir.
Yoksa sistem gerçekten şu mu?
Kullan kullan…
İş bitince at çöpe.
Sürç-ü lisan ettiysem affola!
Galatasaraylı Sevgilerimle
Tufan Akol
GAZETA LA 1905