GALATASARAY’IN EN GENÇ BAŞKANI: 30 YAŞINDAKİ “İMPARATOR” YUSUF ZİYA ÖNİŞ

Örnek Başkan, İlk Federasyon Başkanı

İstanbul’un serin bir sonbahar sabahında, Galatasaray Lisesi’nin taş duvarları arasında genç bir çocuk, sarı-kırmızı renklere duyduğu tutkuyu daha o yıllarda yüreğinde taşıyordu.

Yusuf Ziya…

İleride Türk spor tarihinin “İmparator” lakabıyla anılacağından habersizdi; ancak gözlerinde daima geleceğe bakan bir ışık vardı.

Galatasaray Lisesinden mezun olduktan sonra eğitimine devam etmek üzere İsviçre’ye gitti. Servette FC forması giyerken Avrupa futbolunun düzeniyle tanıştı:

Dakiklik, disiplin, organizasyon…

Gördüğü her ayrıntı, zihnindeki tek bir hedefi daha da güçlendiriyordu:

“Türkiye de bir gün böyle olacak.”

Memlekete döndüğünde Galatasaray zor günler geçiriyordu. Kulüp, 1922 yılında ağır bir maddi çıkmazın içerisindeydi. Sahada umutlar azalırken yönetimde yüzler gülmüyordu.

Tam da o günlerde Yusuf Ziya Öniş, henüz 30 yaşındayken büyük bir sorumluluk üstlendi ve Galatasaray Spor Kulübünün başkanlık koltuğuna oturdu.

“Gençtir, tecrübesizdir…” diyenlere karşılık onun cevabı son derece açıktı:

“Kulübüm için elimden gelen her şeyi yaparım.”

Bu söz, aslında onun karakterinin özeti gibiydi.

Borçların kapatılması, takımın yeniden ayağa kaldırılması ve sportif düzenin kurulması için büyük sorumluluk aldı. Ancak onun hedefi yalnızca Galatasaray’ı kurtarmak değildi; Türkiye’de sporun geleceğinin de şekillenmesini istiyordu.

Türkiye Futbol Federasyonunun kuruluşunda önemli görev üstlendi ve 23 Nisan 1923’te federasyonun ilk başkanı olarak Türk spor tarihine geçti.

1924 Türkiye Futbol Şampiyonası’nın finalinde hakem olarak sahaya çıktığında tribünlerde yalnızca bir hakem değil; futbolu kalpten bilen, oyunun gelişmesi için çalışan büyük bir öncü vardı.

Yusuf Ziya Öniş; futbolculuğu, yöneticiliği, başkanlığı ve vizyonuyla Türk sporunun temel direklerinden biri olmuştu.

Ancak onun yolu da her zaman düz olmadı…

1933 yılında yaşanan fikir ayrılıklarının ardından Galatasaray’dan istifa etti. Daha sonra Güneş Spor Kulübünün kuruluşunda yer aldı ve kulübün kapandığı 1938 yılına kadar yöneticilik görevini sürdürdü.

Zaman ilerledi…

Türkiye İş Bankası ve dönemin DenizBank’ında üst düzey yöneticilik yaptı. Güneş Spor Kulübünün kapanmasının ardından yeniden yuvasına, Galatasaray’a döndü. 1950–1952 yılları arasında bir kez daha başkanlık görevini üstlendi.

Ömrünün son yıllarında gönlü Sarıyer’deydi. Boğaz’ın tuzlu kokusuna karışan güçlü bir aidiyetle Sarıyer Spor Kulübüne destek verdi. Bugün Sarıyer’de adını taşıyan stadyumda onun emeğinin ve idealizminin izleri yaşamaya devam ediyor.

12 Ekim 1960 günü “İmparator” son kez gözlerini kapattığında Türk sporu büyük bir öncüsünü kaybetti.

Fakat ardında bıraktığı miras hâlâ yaşıyor…

Profesyonelliğe giden yolun taşlarını döşeyen, Galatasaray’ın en zor günlerinde dimdik duran ve Türk sporunun modernleşmesi için yılmadan çalışan büyük bir spor adamının mirası…

Saygı, minnet ve rahmetle…

Galatasaraylı sevgilerimle 💛❤️

Tufan Akol
GAZETA LA 1905
19 Kasım 2025

Yorum Yap

error: Content is protected !!