
Sporting Lizbon 3 – Galatasaray 1
Hakem kötüydü…
Ama Galatasaray, hakemden de kötüydü!
Bu mağlubiyetin sorumluluğunu yalnızca futbolcuların üzerine yıkmak kolaycılık olur. Sahadaki futbolcular kadar Teknik Direktör Okan Buruk, Başkan Dursun Özbek ve yönetimi de bu sonucun sorumluluğunu taşımalıdır.
Spor dünyasında bazen ne yaparsanız yapın, eski günleri geri getiremezsiniz.
Tıpkı ömrünü tamamlamış bir otomobil aküsü gibi…
Bitmiş bir aküyü sabaha kadar şarjda bıraksanız da kontağı çevirdiğinizde duyacağınız ses yalnızca o sinir bozucu “tık” sesidir. Çünkü akünün içi boşalmış, enerjisi tükenmiş, kimyası bitmiştir.
Galatasaray’ın Sporting Lizbon karşısındaki görüntüsü de maalesef bundan farklı değildi.
SAHADAKİ SORUMLULAR
Sahaya çıkan futbolcuların bir kısmında Şampiyonlar Ligi seviyesinin gerektirdiği tempo, mücadele ve konsantrasyon yoktu.
Eski gücünden uzaklaşmış, fiziksel olarak düşüşe geçmiş futbolculardan geçmişteki performanslarını beklemek; bitik aküyü yeniden şarj ederek uzun yola çıkmaya benzer.
Kontak belki bir kez döner…
Araba birkaç metre ilerler…
Ama ilk yokuşta yine kalır!
TEKNİK DİREKTÖRÜN SORUMLULUĞU
Okan Buruk’un takım tercihi, oyun planı, maç içindeki müdahaleleri ve işlemeyen sistemdeki ısrarı da sorgulanmalıdır.
Geçmişte başarı getiren taktiklerin bugün de aynı sonucu vereceğini düşünmek, arabayı vurdurarak çalıştırmaya benzer. Birkaç dakika umut verir ama rakip tempoyu yükselttiğinde takım yeniden yolun ortasında kalır.
Sporting Lizbon karşısında Galatasaray’ın sahada ne yapmak istediğini bilen, rakibine oyununu kabul ettiren bir görüntüsü yoktu.
BAŞKAN VE YÖNETİMİN SORUMLULUĞU
Bu kadroyu kuran, transferleri yapan ve sezon planlamasına karar veren Başkan ile yönetimdir.
Yanlış transferlerin, eksik bırakılan bölgelerin ve günü kurtarmaya yönelik kadro mühendisliğinin hesabı yalnızca futbolculara veya teknik direktöre kesilemez.
Başarı geldiğinde fotoğrafın önünde duranlar, başarısızlıkta da sorumluluktan kaçamazlar.
Sporting Lizbon karşısında alınan 3-1’lik mağlubiyet, yalnızca kaybedilen bir maç değildir. Bu sonuç; futbolcusundan teknik direktörüne, Başkanından yönetimine kadar Galatasaray’ın tamamına verilmiş ciddi bir uyarıdır.
Evet, hakem kötüydü…
Kararlarıyla maçın önüne geçti, Galatasaray’ın aleyhine hatalar yaptı.
Ancak hakemin kötülüğüne sığınarak Galatasaray’ın kötü futbolunu örtemeyiz. Biz önce kendi yanlışlarımızı konuşmalıyız.
Çözüm, bitmiş olanı daha fazla zorlamak değildir.
Çözüm; sistemi yenilemek, kadroyu gençleştirmek, doğru transferleri yapmak ve Galatasaray formasının gerektirdiği mücadeleyi yeniden sahaya koymaktır.
Çünkü Şampiyonlar Ligi’nde yol uzun, yokuşlar diktir.
Bitik aküyle bırakın Şampiyonlar Ligi’ni, şampiyonluk yarışı bile olmaz!
Tufan Akol
GAZETA LA 1905
Hakem kötüydü diyerek siyrilamayiz bu işin içinden. Hakem sadece penaltı kararında hataliydi evet ama varda onu uyarmadi. Sanenin kaçırdığı gol, orta alanda sara ve toreianın göbeği boş bırakması sahada gerçekten o formayı hiç hak etmeyen topcularin olması hakemin suçu kabahati değil. Bizim hocamız yok maalesef. Hoca diye kenarda tuttuğumuz yer elması millete küfürler hakaretler etmeyi marifet sanan bir hanzodur net.