AH GEÇMİŞİN YAŞANMIŞLIĞI AH

Bir Enflasyon Hikâyesi

Simit pandispanya 2,5 kuruştu.
Tramvay bileti 15 kuruştu.
Ekmek 30 kuruştu.
Sinema bileti ise 1,5 ile 3 lira arasındaydı.

Cebimizde bir lira varsa kendimizi zengin hissederdik.

Sabah fırından çıkan sıcak ekmeğin kokusu bütün mahalleyi sarardı. Eve dönene kadar ucundan koparıp yer, annemizden azar işitirdik. O günlerin mutluluğu, bugünün büyük harcamalarında bile bulunmayan küçük sevinçlerde saklıydı.

O zamanlar metro yoktu.

Şehrin sesi tramvaydı.

Rayların üzerinde ağır ağır ilerleyen tramvaylar mahalle hayatının ayrılmaz bir parçasıydı. Biz yaramaz çocuklar ise tramvay raylarının üzerine çata pat koyardık. Tramvay geçince çıkan sesle kahkahalara boğulur, vatman amca camdan başını uzatıp bize kızınca ara sokaklara kaçardık.

Ertesi gün mü?

Yine aynı yaramazlığı yapardık.

Mahalle vardı…
Komşuluk vardı…
Selam vardı…
Hatır vardı…

Kapılar kilitlenmez, çocuklar akşam ezanına kadar sokaklarda oynardı.

Sinemaya gitmek bayram gibiydi.

Arkadaşlarla günler öncesinden sözleşir, harçlıklarımızı biriktirir, sinema salonlarının önündeki afişlere baka baka sıra beklerdik.

Bir simit…
Bir sinema bileti…
Bir tramvay yolculuğu…
Ve birkaç dost…

Bir günün güzel geçmesi için yeterdi.

Sonra yıllar geçti…

Tramvaylar kayboldu.
Metro geldi.
Bahçeli evler azaldı.
Beton binalar çoğaldı.
Kuruşlar büyüdü.
Fiyatlar yükseldi.

Bir zamanlar 2,5 kuruşa alınan simit bugün onlarca liraya çıktı.
30 kuruşluk ekmek birçok yerde 20 liraya yaklaştı.
1,5 – 3 liralık sinema biletleri ise yüzlerce liraya ulaştı.

Rakamlar büyüdü.
Hayat hızlandı.

Ama insanın gönlünde kalan hatıralar hiç eskimedi.

Çünkü özlediğimiz şey ne 2,5 kuruşluk simit…
Ne 15 kuruşluk tramvay bileti…
Ne de 30 kuruşluk ekmek…

Özlediğimiz; annemizin sesi, babamızın nasihati, mahalle arkadaşlarımızın kahkahaları, tramvay zilinin sesi ve artık aramızda olmayan sevdiklerimizdir.

Bugün her şeyin bir fiyatı var.

Simitin fiyatı var…
Ekmeğin fiyatı var…
Sinemanın fiyatı var…
Yolculuğun fiyatı var…
Ama geçmişin fiyatı yok.

Çünkü bazı şeyler satın alınır…

Bazı şeyler ise sadece yaşanır.

Ve insan yaşlandıkça anlıyor ki;

En büyük zenginlik cebimizde taşıdığımız para değil,
Yüreğimizde taşıdığımız hatıralarmış…

Yıllar geçti…
Tramvay gitti, metro geldi.
Kuruşlar gitti, büyük rakamlar geldi.
Ama hatıralar hep yerinde kaldı.

Biz bugün nasıl;

“Bizim zamanımızda simit 2,5 kuruştu…”
“Tramvay 15 kuruştu…”
“Ekmek 30 kuruştu…”
diye anlatıyorsak,

Yıllar sonra bugünü yaşayanlar da geçmişe özlemle bakacaklar.

Çünkü değişmeyen tek şey;

Zamanın geçmesi,

Hatıraların ise kalmasıdır.

GEL DE ÖZLEME GEÇMİŞİ…

Bugünü yaşayanlar da gelecekte:

“Ah… Bizim zamanımızda…” diyecekler.

Sevgilerimle🟡🔴

Tufan Akol
GAZETA LA 1905
6 Haziran 2026

Yorum Yap

error: Content is protected !!