
OKYANUSLARI KULAÇLAYAN ÇILGIN TÜRK
Dalgaların ortasında bir Türk kızı…
Kalbinde ay-yıldız, yüreğinde sarı-kırmızı sevda…
Aysu Türkoğlu, tuttuğu takımla anılmanın çok ötesinde, Türk bayrağını dünyanın zorlu sularında gururla dalgalandıran bir Cumhuriyet kızıdır.
Bazı başarılar yalnızca derecelerle ölçülmez. İçlerinde buz gibi sular, ters akıntılar, uykusuz geceler, kıyıda bekleyen bir ailenin duaları ve yıllar süren emek vardır. Aysu’nun hikâyesi de böyle bir hikâyedir.
BODRUM’DAN OKYANUSLARA
2 Mayıs 2001’de Bodrum’da dünyaya gelen Aysu Türkoğlu, ablası Aynur’un izinden giderek yedi yaşında yüzmeye başladı. Çocukluğunda hayatının bir parçası olan deniz, zamanla sınırlarını denemek istediği büyük bir hedefe dönüştü.
2022’de Manş Denizi’ni 16 saat 28 dakikada geçerek bunu başaran en genç Türk sporcu oldu. Ardından Kuzey Kanalı’nı geçen ilk Türk kadını olarak tarihe geçti. Cook Boğazı, Catalina Kanalı ve Kaiwi Kanalı’yla sürdürdüğü yolculuk, onu Japonya’daki Tsugaru Kanalı’na taşıdı.
JAPONYA’DA BİR ASLAN YÜREĞİ
4 Temmuz 2026’da Aysu, Japonya’nın Honshu ve Hokkaido adalarını ayıran Tsugaru Kanalı’na girdi.
Karşısında güçlü akıntılar ve yüksek dalgalar vardı. Yaklaşık 13 saat 45 dakika boyunca kulaç attı; akıntılar nedeniyle yaklaşık 45 kilometre yüzerek karşı kıyıya ulaştı.
Böylece Oceans Seven hedefinin altıncı parkurunu tamamladı ve Tsugaru Kanalı’nı geçen en genç Türk sporcu oldu. Karaya vardığında ay-yıldızlı bayrağımızı açtı.
O bayrağın ardında yalnızca bir günün mücadelesi yoktu. Yılların antrenmanı, fedakârlığı ve ona inanan insanların emeği vardı.
KIYIDA BEKLEYEN AİLE
Aysu’nun yolculuğunda babası Mustafa Türkoğlu’nun ayrı bir yeri var.
Pandemi döneminde antrenmanları aksamasın diye Aysu’yla birlikte evlerinin terasına portatif bir havuz kurdular. Havuzların kapalı olduğu günlerde bile çalışmaya devam edebilmesi için bir yol buldular.
Bir sporcunun başarısında ailesinin desteğini rakamlarla anlatmak güçtür. Aysu suda tek başına kulaç atarken anne ve babası, ablası Aynur ve ona emek verenler de bu uzun yolculuğun içindeydi.
YOL ARKADAŞI NESLİ ÖZEL
Aysu’nun hayatına dokunan isimlerden biri de menajeri, NES Community’nin kurucusu Nesli Özel.
Açık su yüzücülüğünde bir geçiş, yalnızca sporcunun suya girdiği anda başlamaz. Aylarca süren hazırlık, organizasyon, destek ekibi, sponsorluk ve iletişim çalışmaları da bu yolculuğun parçalarıdır.
Nesli Özel, menajer olarak Aysu’ya bu süreçte eşlik ediyor. Aysu da kendisine yol gösteren insanları anlatırken anne ve babasıyla birlikte Nesli Özel’i anıyor.
Okyanusta Aysu’nun attığı her kulaç görünür. Kıyıdaki emek ise çoğu zaman sessizdir. Bu başarıyı anlatırken o emeğe de yer vermek gerekir.
OKYANUSUN ORTASINDA BİR GALATASARAYLI
Aysu’nun yüreğinde Galatasaray’ın da özel bir yeri var. Yarışlara hazırlanırken Galatasaray marşları dinleyerek motive olduğunu söylemişti.
Manş Denizi’ni geçmesinin ardından Florya Metin Oktay Tesisleri’ni ziyaret etmiş, Teknik Direktör Okan Buruk ve futbolcularla bir araya gelmişti.
Onu bir Galatasaraylı olarak ayrıca gururla izliyorum. Fakat Aysu’nun başarısı hangi takımı tutarsa tutsun hepimizin sevinci. Ay-yıldızlı bayrağımızı açtığı o kıyıda bütün Türkiye onunla buluşuyor.
ŞİMDİ SON BİR KULAÇ KALDI
Tsugaru geçişiyle Aysu, Oceans Seven serisindeki yedi parkurun altısını tamamladı. Önünde şimdi Cebelitarık Boğazı bulunuyor.
O son geçiş de tamamlandığında başarı, Aysu’nun adıyla birlikte ona inanan ailesinin, menajerinin, antrenörlerinin ve bütün ekibinin ortak emeğini taşıyacak.
Sevgili Aysu…
Her kulaçta yalnızca mesafe katetmiyorsun. Cesaretinle arkandan gelecek genç kızlara da yeni ufuklar açıyorsun.
Yolun açık, kulaçların güçlü olsun Çılgın Türk!
Son kıyıda seni ay-yıldızlı bayrağımızla ve sarı-kırmızı yüreklerimizle bekliyoruz.
YENİ HEDEF: CEBELİTARIK!
Tufan Akol
GAZETA LA 1905
www.gazetala1905.com