BAŞKAN ÖZHAN CANAYDIN

Galatasaray Spor Kulübü Başkanı | 2002–2008

Özhan Canaydın denince pek çok kişinin aklına önce centilmenliği gelir. Oysa altı yıllık başkanlığı, kulüp içinde ekonomik sıkıntıların, yönetim tartışmalarının ve Galatasaray’ın geleceğini etkileyen kararların yaşandığı bir dönemdi.

Başkanlarımızı anlatırken başarılarını da hatalarını da yazıyoruz. Özhan Canaydın’a da aynı gözle bakalım.

“GÖNÜLLERİN TEKNİK DİREKTÖRÜ” VE LUCESCU KARARI

Canaydın, 2002 başkanlık seçimi öncesinde “gönüllerin teknik direktörü” ile çalışacağını söyleyerek Fatih Terim’i işaret etti. O sırada Galatasaray’ın başında Mircea Lucescu vardı. Takım şampiyonluğa yürürken teknik direktör değişikliği, seçimin önemli vaatlerinden biri hâline gelmişti.

Canaydın başkan seçildi. Galatasaray sezonu Lucescu ile şampiyon tamamladı. Buna rağmen yeni yönetim Lucescu’yla devam etmedi ve Fatih Terim’i göreve getirdi.

Lucescu’nun ertesi sezon Beşiktaş’ı da şampiyon yapması, bu tercihin yıllarca sorgulanmasına yol açtı. Bana göre Canaydın başkanlığının ilk büyük kırılma noktası, şampiyon olmuş bir teknik direktörle yolların ayrılmasıydı.

FATİH TERİM’İN İKİNCİ DÖNEMİ

Terim’in dönüşü camiada büyük heyecan yarattı. Ancak 2002–2004 arasındaki ikinci dönem, beklenen sportif başarıyı getirmedi.

Arşivimdeki sayıya göre bu süreçte 32 futbolcu transfer edildi. Kadro sürekli değişirken sahada aranan istikrar sağlanamadı. Transferlerin maliyeti ve kulübün büyüyen borçları da yönetimin karşısındaki en ağır sorunlar arasına girdi. Borçların 95 milyon dolar düzeyine ulaştığı bu dönemde, Mart 2004’te Terim’in istifası kabul edildi.

Bu tabloyu yalnızca teknik direktöre yükleyemeyiz. Terim’i seçen, transferlere onay veren ve kulübün mali yönetiminden sorumlu olan başkan ile yönetim kurulu da kararlarının hesabında yer alır.

AIG HİSSELERİNİN GERİ ALINMASI

Canaydın döneminin önemli mali adımlarından biri, daha önce AIG’ye satılmış olan Galatasaray Sportif A.Ş. hisselerinin geri alınmasıydı. Ünal Aysal’ın sağladığı mali katkı, bu sorunun çözülmesinde önemli rol oynadı.

Kulübün ekonomik sıkıntıları sona ermedi. Ancak AIG dosyasının kapatılması, Canaydın yönetiminin hanesine yazılması gereken önemli bir adımdır.

YENİ STADA UZANAN YOL

Ali Sami Yen Stadı arazisinin devri karşılığında Seyrantepe’de yeni stat yapılması için atılan adımlar da bu dönemin kalıcı işlerinden biriydi.

Bugün Galatasaray’ın stadından söz ederken, projenin önünü açan Canaydın yönetimini ve sonrasında yapım sürecini ilerletenleri birlikte anmak gerekir. Bu eser tek bir kişinin değil, farklı dönemlerde verilen emeğin sonucudur.

KUPA, ŞAMPİYONLUK VE ADNAN POLAT’IN DÖNÜŞÜ

Galatasaray, 2004–05 Türkiye Kupası finalinde Fenerbahçe’yi 5–1 yenerek unutulmaz bir zafer kazandı.

2005–06 sezonunda ise son haftaya taşınan büyük heyecanın ardından lig şampiyonluğuna ulaştı. Galatasaray kendi maçını kazanırken Denizli’den gelen sonucu bekledi; o dakikalar taraftarın hafızasına kazındı.

Adnan Polat’ın 2006’da Canaydın’ın isteğiyle yönetime dönmesi, başkanlığın son yıllarındaki önemli idari gelişmelerden biriydi. Canaydın, 2008’de yeniden aday olmadı; başkanlık görevini Polat devraldı.

Canaydın ve Sinan Kalpakçıoğlu öncülüğünde kurulan tekerlekli sandalye basketbol takımını da unutmamak gerekir. Sonraki yıllarda büyük başarılar kazanan bu takımın temelleri onun döneminde atıldı.

6–0 VE CENTİLMENLİK TARTIŞMASI

6 Kasım 2002’de Fenerbahçe karşısında alınan 6–0’lık yenilgi, Galatasaray taraftarı için ağır bir geceydi. Canaydın’ın maç sonrasındaki centilmen tavrı spor kamuoyunda takdir gördü. Buna karşılık, yenilginin acısını yaşayan taraftarların bir bölümü başkanlarından farklı bir tepki bekledi.

O geceki tartışma yalnızca bir davranış üzerine değildi. Taraftarın duygusuyla başkanın spor anlayışı arasındaki mesafeyi de gösteriyordu. Canaydın’ın dışarıda kazandığı saygı ile kulüp içinde aldığı eleştiriler, başkanlığı boyunca zaman zaman yan yana yürüdü.

NE ALDI, NE BIRAKTI?

Özhan Canaydın, ekonomik sorunları olan bir kulübün başına geçti. Altı yıllık görevinde iki lig şampiyonluğu ve bir Türkiye Kupası yaşadı. AIG hisselerinin geri alınmasında ve yeni stat yolunun açılmasında rol oynadı.

Öte yandan Lucescu’dan ayrılması, Fatih Terim’in ikinci dönemindeki transferler ve mali tablo, başkanlığının eleştirilen yönleri olarak kaldı.

Benim için tarih, yalnızca kupaları saymak ya da yalnızca yanlışları sıralamak değildir. Galatasaray’a hizmet etmiş bir başkanı, yaptıkları ve yapamadıklarıyla birlikte anlatabilmektir.

Özhan Canaydın’ı saygıyla anıyorum.

Sevgiyle Kalın.
Tufan Akol – GAZETA LA 1905

Yorum Yap

error: Content is protected !!