Futbolda Fırsat mı, Hırsızlık mı?

“Futbolda Fırsat mı, Hırsızlık mı?”

Herkes dün geceki olayı anlatmaktan bir türlü vazgeçmedi. Neymiş, Kerem Aktürkoğlu emek hırsızlığı yapmış…

Sevgili futbolseverler, dün gece sahada Ayyıldızlı formayla mücadele eden, ülkemiz için ter döken bu gençleri bu kadar kolay harcamayalım. Şahsım adına söyleyeyim; benim de karakter olarak çok benimsediğim bir oyuncu değil Kerem. Ama o anın heyecanıyla ne düşündüğünü gerçekten biliyor muyuz?

Futbol, saniyeler içinde karar verilen bir oyun. O baskıyı, o adrenalini yaşamadan yapılan yorumlar çoğu zaman eksik kalır.

Şimdi size geçmişten bir örnek vereyim. Hani derler ya: “Eğriye eğri, doğruya doğru.”

1987-88 sezonu öncesinde Galatasaray’a transfer olan Tanju Çolak, o sezon adeta tarih yazdı. Galatasaray şampiyonluğu haftalar öncesinden garantilemişti. Ancak Tanju’nun hedefi büyüktü: Hem Metin Oktay’ın 38 gollük rekorunu kırmak hem de Avrupa’nın en golcü oyuncusu olmak.

Adana Demirspor deplasmanında attığı ilk golle Metin Oktay’ın rekorunu egale etti. Ardından, Yusuf Altuntaş’ın bıraktığı topu ağlara göndererek rekoru kırdı.

O sezonu 39 golle tamamladı. Bu performansıyla sadece Türkiye’de değil, Avrupa’da da zirveye çıktı ve France Football tarafından verilen Altın Ayakkabı ödülünü kazandı. Ödülünü ise 1 Şubat 1989’da, Monaco’da, hayranı olduğu Alman efsane Gerd Müller’in elinden aldı.

Şimdi soruyorum: Bu bir “hırsızlık” mıydı, yoksa fırsatı değerlendirip tarih yazmak mı?

Futbol bazen an meselesidir. O anı doğru değerlendirenler eleştirilmemeli, anlaşılmaya çalışılmalıdır.

Sarı-Kırmızı Sevgilerimle 🟡🔴

Tufan Akol
GAZETA LA 1905
1 Nisan 2026

Yorum Yap