31 TEMMUZ 1996

BİR EFSANE GELDİ, BİR TARİH YAZILDI

Bugün takvimler 31 Temmuz’u gösteriyor…

Tam 30 yıl önce Galatasaray, sadece dünya futbolunun büyük bir yıldızını transfer etmedi; kulübün kaderini değiştirecek bir karakteri, bir lideri, bir futbol dehasını renklerine bağladı.

Gheorghe Hagi…

O gün belki kimse, Ali Sami Yen’in çimlerine basan bu mütevazı adamın birkaç yıl sonra Türk futbolunun en büyük Avrupa zaferlerinin mimarlarından biri olacağını tahmin edemiyordu.

Hagi, sahaya çıktığında yalnızca futbol oynamazdı.

Takımını yöneten bir orkestra şefi gibi hareket eder, en zor anlarda sorumluluğu üzerine alır, kazanmayı bir karakter meselesi olarak görürdü. Sol ayağından çıkan her pas, her şut, her frikik adeta bir sanat eseriydi.

O bize sadece kupalar kazandırmadı.

En büyük mirası, Galatasaray’ın ve Türk futbolunun Avrupa’da herkesi yenebileceğine olan inancı oldu.

UEFA Kupası…
UEFA Süper Kupası…
Üst üste gelen şampiyonluklar…

Bütün bunların arkasında, “Ben korkmam, siz de korkmayın.” diyen sessiz ama güçlü bir lider vardı.

Tribünlerin hep bir ağızdan söylediği “I Love You Hagi” tezahüratı boşuna değildi.

Çünkü Hagi, Galatasaray formasını giyen bir futbolcudan çok daha fazlasıydı.

O, Galatasaray ruhunun yaşayan simgelerinden biri oldu.

Aradan yıllar geçti…

Formalar değişti, stat değişti, futbol değişti…

Ama bazı isimler vardır ki zaman onları eskitemez.

Gheorghe Hagi, işte o isimlerden biridir.

İyi ki 31 Temmuz 1996’da Galatasaray’a geldin.

İyi ki bu büyük ailenin bir parçası oldun.

Efsaneler unutulmaz…

Çünkü onlar sadece tarih yazmaz, tarihin kendisi olurlar.

Tufan Akol
GAZETA LA 1905

Yorum Yap

error: Content is protected !!