DERTLİYİM RENKTAŞLARIM

Yukarı Tükürsem Bıyık, Aşağı Tükürsem Sakal

2008 yılından bu yana Facebook’ta yazıyor, çiziyorum. İlk zamanlar amacım; yıllardır görmediğim arkadaşlarımı bulmak, eski hatıraları tazelemek, biraz da Zynga Poker oynamaktı. Zamanla yolumuz Galatasaray yazılarıyla kesişti.

Bugüne kadar hiçbir rakip takım taraftarını bilerek kırmadım. 2012 sonrasında çoğalan Galatasaray taraftar gruplarında da duruşumu hiç değiştirmedim. Benim kalemimin tek ölçüsü vardı:

“Eğriye eğri, doğruya doğru.”

Galatasaray’a gönül vermiş renktaşlarımdan birkaç beğeni almak uğruna hiçbir zaman doğrularımdan taviz vermedim.

Zaman değişiyor… Yaş yaşın üzerine ekleniyor. Milenyumun ve Z kuşağının futbola bakışı da farklı. Kimileri için Galatasaray sadece sarı-kırmızı forma, transfer haberleri ve futbolcu fotoğraflarından ibaret. Kulübün mali yapısı, geleceği, yönetimi ya da perde arkasında yaşananlar pek ilgi çekmiyor.

İşin acı tarafı ise doğruları yazdığınızda, yaşınıza başınıza bakmadan hakaret edenler, “İrlandalı” diyerek laf sokmaya çalışanlar, transfer olmayınca kendi kafasında kadro kurup yönetime veryansın edenler, takım kötü gidince geçmişte söylediklerini unutanlar…

İtiraf edeyim…

Bazen gerçekten yoruluyorum.

Yavaş yavaş bu mecradan elimi ayağımı çekmeyi bile düşündüğüm oluyor. Çünkü sosyal medyada fikir üretmekten çok, bağıranın haklı sayıldığı bir düzen oluştu.

Ama yine de bir tavsiyem var:

Galatasaray’ı sadece kupalar kazanırken değil, zor günlerinde de sevin. Transfer dönemlerinde değil, kulübün geleceği söz konusu olduğunda da sesinizi yükseltin.

Çünkü gerçek Galatasaraylılık, rüzgâra göre yön değiştirmek değil; doğrusuyla da eğrisiyle de kulübünün yanında durabilmektir.

Sevgiyle kalın.

Tufan Akol
GAZETA LA 1905

Yorum Yap

error: Content is protected !!