
BÖLÜM 3
BÜYÜK KULÜP OLMAK SADECE TRANSFER DEĞİLDİR
Daha önce “Galatasaray ne büyümeyi ne de küçülmeyi beceremiyor.” diye yazmıştık. Bu sözümüzden sonra adımız “İrlandalı”ya bile çıktı.
Bugün yaşanan gelişmeler ise o sözün neden söylendiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Bir başkan düşünün… Galatasaray’ın geleceğini büyük projelerle şekillendirmek istediğini söylüyor. Dört yılda kazanılan dört şampiyonluğun verdiği özgüvenle yoluna devam ediyor. Ancak modern futbolda başarı yalnızca kupalarla ölçülmüyor.
Güçlü bir sportif yapılanmanız yoksa, altyapınız istenilen seviyede değilse, scout sisteminiz çağın gerisinde kalmışsa, amatör branşlarınız hak ettiği değeri görmüyorsa ve kurumsal futbol aklını oluşturamamışsanız, sadece büyük transferler yaparak Avrupa’nın devleri arasına giremezsiniz.
Modern futbol artık bunu kabul etmiyor.
OSİMHEN’İN AYRILIK İHTİMALİ CAMİAYI DÜŞÜNDÜRÜYOR
Son günlerin en sıcak gündemi hiç kuşkusuz Victor Osimhen hakkında ortaya atılan iddialar…
İddialara göre Victor Osimhen, Şampiyonlar Ligi hedefleri doğrultusunda kendisine vaat edilen güçte bir kadronun kurulmaması hâlinde, Galatasaray’ın da ekonomik açıdan kazanç sağlayacağı uygun bir teklif gelirse ayrılmaya sıcak bakıyor. Kulislerde konuşulan iddialara göre menajeri de oyuncuyu Avrupa’nın önde gelen kulüplerine önermeye başlamış durumda.
Bu iddiaların doğru olup olmadığını elbette zaman gösterecek. Ancak böyle bir ihtimal bile Galatasaray’ın geleceği adına önemli soruları beraberinde getiriyor.
Peki şimdi Galatasaray’ı neler bekliyor?
Galatasaray küçülse bile adı küçülmez. Çünkü bu kulübün büyüklüğü kupalarından önce tarihinden, kültüründen ve değerlerinden gelir.
Ancak büyük kulüpler, geçmişleriyle değil; geleceklerini nasıl planladıklarıyla ayakta kalırlar.
Atalarımızın dediği gibi:
“İş bilenin, kılıç kuşananın.”
Bir dönem yapılanma ve şeffaf ekonomi hedefiyle yola çıkan yönetim, daha projelerini hayata geçiremeden yalnızca 9 ay içinde görevden uzaklaştırıldı. O gün alınan kararların Galatasaray’ın bugününe yansımalarını artık hep birlikte görüyoruz.
Bugün ise aynı kulüp yeniden yapılanmayı, sportif organizasyonu ve ekonomik disiplini konuşuyor. Demek ki dün söylenen bazı gerçeklerin değeri, zaman geçtikçe daha iyi anlaşılıyor.
Sayın Başkan Dursun Özbek’in yanında Mehmet Özbek, Cenk Ergün, Serdar Güzelaydın; teknik tarafta Okan Buruk ve Emre Utkucan bulunuyor. Kulübün sportif yapılanması ve yönetim modeli doğal olarak camianın değerlendirmesine konu oluyor.
Hazirun’un önümüzdeki süreçte nasıl bir tavır alacağını bugünden kestirmek zor. Geçmişte tüzükten kaldırılan idari ibrasızlığın ardından, yarın mali konuların daha fazla tartışılıp tartışılmayacağını ise zaman gösterecek.
Benim beklentim nettir.
Galatasaray’ın geleceği kişilere değil, kurumsal akla emanet edilmelidir.
Çünkü tarihi sezonlar yalnızca yıldız transferleriyle yazılmaz.
Tarihi sezonlar; güçlü yönetim, doğru futbol aklı, sağlam altyapı, çağdaş scout sistemi, mali disiplin, şeffaf yönetim ve verilen sözlerin yerine getirilmesiyle yazılır.
Galatasaray’ın buna yetecek gücü de vardır, tarihi de vardır.
Yeter ki günü kurtaran kararlar yerine, geleceği inşa edecek cesur adımlar atılsın.
Doğruya doğru, eğriye eğri…
Tufan Akol
GAZETA LA 1905
Osimhen ‘i elde tutmak zor .
Elde bi proje yoksa durmaz kaptanlığıda kabul etmedi .. işimiz zor
Bu sene siyaset kazanacak ..Futbol değil..