ADAM GİBİ ADAM GEORGE GARDI…

Galatasaray’ın son yıllardaki önemli transfer operasyonlarında adı sıkça öne çıkan George Gardi, Türkiye Gazetesi’ne dikkat çekici açıklamalarda bulundu.

Özellikle Victor Osimhen transferi, Erden Timur dönemindeki çalışmalar, mevcut yönetimle ilişkileri ve Ali Koç hakkında söyledikleri oldukça çarpıcı.

Gardi’nin açıklamalarında benim özellikle dikkatimi çeken bir nokta var:

Başarının arkasında kimin emeği varsa, hakkını teslim etmek gerekir.

Gerisi zaten Gardi’nin kendi sözlerinde…

FENERBAHÇE İLE ÇALIŞTI MI?

Galatasaray’la özdeşleşmiş durumdasınız. Peki, Fenerbahçe ile hiç çalıştınız mı?

George Gardi:

“Türkiye’deki ilk büyük transfer operasyonum, 2015’te Samuel Eto’o’yu Antalyaspor’a getirmemle başladı. Aynı yaz Mario Gomez’i Beşiktaş’a transfer ettim. Ardından Antalyaspor’da danışman ve kulüp temsilcisi olarak birçok oyuncunun transferinde rol aldım. Trabzonspor’la ise 2022 yılında şampiyon olan kadronun oluşumunda önemli bir katkım oldu; birçok transferde kilit rol üstlendim.”

“ALİ KOÇ İLE ÇALIŞMAMAYA KARAR VERDİM”

“Fenerbahçe’ye büyük bir saygım var. Türkiye’de görüştüğüm ilk kulüplerden biri. Sayın Başkan Ali Koç ile Nisan 2019’da bir araya geldim.

Birkaç ay içinde kulüp tarihinin genç bir oyuncu için gerçekleştirdiği en yüksek satışı, Eljif Elmas transferini organize ettim. Napoli, 18 milyon euroyu aşan bir rakam ödedi.

Ancak bu transferin ardından Sayın Koç’un profesyonelliğimi ve katkımı yeterince takdir etmediğini hissettim. Bu nedenle gelecekte onunla çalışmamaya karar verdim.”

“TÜRKİYE’DE ALGIYI DEĞİŞTİRDİM”

Türkiye dışında büyük çaplı transfer operasyonlarınız oldu mu?

“Bence Türkiye’de futbolun algısını değiştirdim. Kariyerlerinin sonuna gelmiş oyuncular değil, zirvede olan yıldızları ülkeye getirerek ligi daha görünür hâle getirdim.

Türkiye’nin dünyadaki imajını daha pozitif yaptım. Türkiye dışında da birçok büyük transfere imza atmaya devam ediyorum. Eljif Elmas’tan bahsetmiştik; 25 milyona Napoli’den Leipzig’e transfer ettim.”

ERDEN TİMUR VE MEVCUT YÖNETİM

Önceden Erden Timur’la çalıştınız. Şu an Maruf Güneş, İbrahim Hatipoğlu ve Abdullah Kavukçu futboldan sorumlu. Bu durum işinizi zorlaştırıyor mu?

“İlk sezon Erden Bey’le çok iyi bir çalışma ortamı yakaladık ve sonuçlar da oldukça başarılıydı. Ona, takımı 13. sıradan alıp şampiyonluk mücadelesi verecek hâle getirmek için gereken vizyonumu anlattım.

İkinci sezon biraz daha farklı geçti ama karşılıklı saygı vardı. Bazı transferlerde benden bağımsız hareket etti: Seferovic, Oliveira, Mata, Midtsjö, Zaha, Bakambu, Angelino, Ross, Vinicius, Aurier gibi isimlerde iş birliğimiz olmadı.”

Gardi mevcut yönetim dönemine ilişkin de önemli bir ayrıntının altını çiziyor:

“Aynı durum şu anki yönetim için de geçerli: Jakobs, Cuesta, Sallai, Lemina, Jelert, Sara, Batshuayi gibi transferlerde yine iş birliği yapmadık.

Aynı projeyi aynı anda yürüten birden fazla kişinin olması işlerin doğru ilerlemesini zorlaştırıyor. Futbolda başarı, sorumluluğu alacak doğru kişiyi seçmekle mümkün olur.

Abdullah Kavukçu’nun yönetime katılmasıyla birlikte ilişkimiz olumlu yönde gelişti.”

VICTOR OSIMHEN

Osimhen’i kış transfer döneminde Al Hilal’e götürmeye çalıştığınız konuşuluyor. Bu iddialar doğru mu?

“Bu iddialar tamamen asılsız. Victor da Galatasaray’a geldiğinde bana bir söz verdi: Sezon bitmeden hiçbir kulüple anlaşma yapmayacaktı.

Ve gerçekten de gelen yüksek tekliflere rağmen bu sözünü tuttu. Zaten Victor gibi bir oyuncuyu ‘bir yere götürmek’ gibi bir şey söz konusu olamaz.

Dünyanın en büyük kulüpleri onu istiyor; onun kendi yolunu çizmek için kimseye ihtiyacı yok.”

OKAN BURUK’UN TEPKİSİ

Osimhen’i ilk önerdiğinizde Okan Buruk nasıl tepki verdi?

“Victor Osimhen, Türkiye futbol tarihinin belki de en ikonik transferidir. 25 yaşında, kariyerinin zirvesinde ve 100 milyon avro piyasa değerine sahip.

Bu transfer sadece Galatasaray’a değil, aynı zamanda Türk futboluna da uluslararası alanda yeni bir vizyon kazandırmıştır.

Bu transferi ben önerdim, yönettim ve sonuçlandırdım.

Okan Buruk’a bu operasyonu anlattığımda konunun büyüklüğünü hemen kavradı ve kulüp içindeki bazı şüpheci seslere rağmen ilerleme kaydedebilmemiz için bana destek verdi.

Çünkü o dönemde kulüp içinde Icardi ve Batshuayi’nin yeterli olduğu görüşü hâkimdi.

Eğer Osimhen hamlesi yapılmamış olsaydı Galatasaray bugün ligde nerede olurdu?

“KARARI OSIMHEN VERECEK”

“Osimhen, transfer için uygun olması sayesinde şu anda Galatasaray’da. Kendisi üst düzey bir oyuncu, bir şampiyon. Dilediği her takımda forma giyebilir.

Şunu net bir şekilde söyleyebilirim ki şu an Galatasaray’da çok mutlu ve her anının tadını çıkarmak istiyor.

Geleceğine dair kararını ise bu yolculuk tamamlandığında verecek.”

SON SÖZ

Şimdi gelelim benim söyleyeceklerime…

ADAM GİBİ ADAM GEORGE GARDI…

Niye böyle bir başlık attım?

Çünkü futbol dünyasında başarı ortaya çıktığında sahiplenen çok olur. İşler kötü gittiğinde ise ortalıkta kimseyi bulamazsınız.

George Gardi ise isim veriyor.

“Şunu ben yaptım, şunda yoktum” diyor.

Kendi yaptığı transferlerin sorumluluğunu üstlenirken, içinde olmadığı transferleri de açık açık sıralıyor.

Daha da önemlisi, Galatasaray’ın yıllardır tartıştığı bir yaraya parmak basıyor:

Aynı projeyi aynı anda kaç kişi yönetiyor?

Transferi kim öneriyor?
Kim izliyor?
Kim karar veriyor?
Kim pazarlığı yapıyor?
Başarısızlık olduğunda hesabı kim veriyor?

İşte Galatasaray’ın cevap vermesi gereken sorular bunlar.

Ve Osimhen…

Bugün herkes bu büyük transferin başarı hikâyesini anlatıyor. Fakat Gardi çıkıp açıkça:

“Bu transferi ben önerdim, yönettim ve sonuçlandırdım.”

diyebiliyorsa, emeğinin hakkını da teslim etmek gerekir.

Galatasaray’a fayda sağlayan insanın pasaportuna, makamına, koltuğuna bakmam.

Doğruya doğru, eğriye eğri…

Teşekkürler George Gardi.

Sevgiyle Kalın.

Tufan Akol
GAZETA LA 1905

Yorum Yap

error: Content is protected !!