Birinci bölümde Florya’nın tapuya uzanan yolunu, ikinci bölümde Riva ile Florya arasındaki öncelik tartışmasını anlattım. Şimdi arazinin üzerine bakma zamanı: Bir kulüp, imkânları sınırlıyken kendi futbol yuvasını nasıl kurdu?
Ali Uras’ın Florya için ısrarı, başkanlık döneminde bir çalışma programına dönüştü. Onun kamuoyuna verdiği mesajın özü şuydu: Şampiyonluk sözü vermek kolaydı; önce Galatasaray’ın futbol takımının yaşayacağı ve çalışacağı bir yer tamamlanmalıydı. Tesisleşme, futbolun günlük düzenini değiştirecek bir ihtiyaçtı.

Toprak, çim, duvar
Florya’nın eski fotoğraflarına baktığınızda büyük bir projenin bir günde ortaya çıkmadığını görüyorsunuz. İlk arazi düzenlemesi, sahalar, temeller, duvarlar ve binalar birbirini izledi. Kulübün parası ve insan gücü sınırsız değildi. Yöneticiler, üyeler, teknik insanlar ve emekçiler bu işi yıllara yayarak sürdürdü. Kimi maddi destek verdi, kimi organizasyonu üstlendi, kimi şantiyede çalıştı.

İmece sözcüğünü bu nedenle kullanıyorum. Fotoğraftaki tuğla duvar, yalnızca bir yapının duvarı değil: Herkesin kendinden bir şey kattığı uzun bir çabanın izi. Bugünün hazır kamp merkezlerine alışmış gözleri için, henüz tamamlanmamış bir bina ve çevresindeki çıplak alanlar şaşırtıcı gelebilir. O yılların Galatasaraylıları ise bitmiş tesisi değil, bitirecekleri işi görüyordu.

Uras döneminde sahalarla birlikte futbolcuların çalışacağı, kalacağı ve hazırlanacağı alanlar şekillendi. Sonraki başkanların katkılarıyla tesis genişledi. Florya’yı tek bir isme ya da tek bir açılış gününe sığdırmak, bu uzun emeğe haksızlık olur. Suphi Batur döneminde alınan tapu, Beyazıt yıllarındaki tartışma ve Uras’ın inşaat ısrarı birbirini izleyen halkalardı.

Takımın artık bir adresi vardı
Galatasaray’ın antrenman için farklı sahalara gitmesi, her defasında yeni şartlara uyum sağlaması gerekiyordu. Florya, çalışma sahasını, soyunma alanını ve bir arada olma imkânını aynı yerde topladı. Futbolcuların günlük hayatında bunun anlamı büyüktü. İdmanın saati, zemini, hazırlık düzeni ve gençlerle A takım arasındaki bağ giderek aynı çatı altında kurulabildi.

Bu nedenle Florya’nın hikâyesi betonun, çimin ya da tapunun hikâyesinden ibaret değil. Galatasaray’ın birlikte çalışma kültürünün bir parçasıydı. Dördüncü bölümde tesisin açılışlarına, Metin Oktay adının yaşatılmasına ve sonraki yıllarda eklenen A Takım ile altyapı binalarına geleceğim.
Sevgiyle Kalın.
Tufan Akol – GAZETA LA 1905