FUTBOLCU MU? EVET…PEKİ, TEKNİK DİREKTÖR?

Sergen Yalçın’ın Türkiye’nin yetiştirdiği en yetenekli futbolculardan biri olduğuna hiç şüphem yok. Sol ayağı, oyun zekâsı ve sahadaki yaratıcılığı hafızalarımızda.

Ama benim sorum futbolculuğuna değil, teknik direktörlüğüne!

Geçenlerde “Türk Futbolu” başlıklı yazımda birçok soruna değinmiştim.

Yine tepeden başlayalım…

TFF’nin yönetim anlayışı, hakemliğe duyulan güven, millî takımın geleceği… Hangi konuda içimiz rahat? Montella konusunda gösterilen sabrın ardından şimdi de Sergen Yalçın’ın adı gündeme geliyor. Dört yıllık sözleşmeden söz ediliyor.

Peki, hangi değerlendirmeyle, hangi hedeflerle, hangi futbol projesiyle?

Bir bakalım Sergen Yalçın’ın teknik direktörlük kariyerine…

Gaziantepspor, Sivasspor, Kayserispor, Eskişehirspor, Konyaspor, Alanyaspor, Yeni Malatyaspor ve Antalyaspor gibi kulüplerde görev yaptı.

Bu kariyerin en önemli başarısı, Beşiktaş ile 2020–2021 sezonunda kazandığı Süper Lig şampiyonluğu ve Türkiye Kupası’dır. Kazanılan kupaları yok sayamayız.

Ancak benim o lig şampiyonluğuna bakışım da bellidir:

Fatih Terim’in altın tepside sunduğu, yalnızca bir averaj farkıyla kazanılan o şampiyonluk, millî takımın geleceğini Sergen Yalçın’a teslim etmek için yeterli midir?

Benim sorguladığım tam da budur!

Bir teknik direktörün kariyerini değerlendirirken yalnızca kazandığı kupaya bakmam. Başarısını devam ettirebilmiş mi? Çalıştırdığı takımlarda kalıcı bir oyun anlayışı oluşturmuş mu? Futbolcularını geliştirmiş mi? Zor dönemleri nasıl yönetmiş?

Bir sezonun başarısını teslim etmek başka, o başarıyı yıllarca her görevin referansı yapmak başkadır.

Millî takım için soruyorum:

Oyun planı nedir?
Oyuncu seçiminin ölçüsü ne olacaktır?
Genç futbolcular nasıl değerlendirilecektir?
Başarı hangi hedeflerle ölçülecektir?

Dört yıllık sözleşme konuşuluyorsa, bu dört yılın projesi nerededir?

Türk futbolunun sorunlarını yalnızca teknik direktör değiştirerek çözemeyiz. Kararı verenlerin de kendi yönetim anlayışlarını sorgulaması gerekir.

Her başarısızlığın ardından teknik direktörü gönderip aynı koltuklarda oturmaya devam etmekle futbol ilerlemez!

Sergen Yalçın’ın futbolculuğuna saygım var. Yeteneğine de itirazım yok.

Fakat millî takımın başına gelecek isimden geçmişteki alkışlarının ötesinde bir plan, bir devamlılık ve güven veren bir teknik direktörlük birikimi beklerim.

Çünkü söz konusu olan bir kulübün tercihi değil, ülke futbolunun geleceğidir.

FUTBOLCULUĞUNA EVET…
TEKNİK DİREKTÖRLÜĞÜNE İSE SORULARIM VAR!

Doğruya doğru, eğriye eğri.

Tufan Akol – GAZETA LA 1905
Sevgiyle Kalın

2 Comments

  1. Aslında antrenörlüğü ve teknik bilgisideniyi fakat en önemli şey sergende yok. Oda karakter. Psikolojisi bozuk kendisini hala en iyi olarak görüp kendisinden büyük topcuları kıskanması ve onlarla idrar yarışına girmeye çalışması. Hagide bundan dolayı antrenörlükte başarılı olamadı, bizdeyken bundeşligada bir sezonda 20 gol atıp 20’de asist yapmış olan misimovic gibi harika bir adamı harcamıştı. Sergende aynı bu düşünceler içinde olduğundan dolayı başarıli olamaz. Hatta Sergen hagiden daha beter birde utanmadan ardayı falan beğenmiyor sıradan diyor. Ulan sıradan dediğin adam elreal Madrid takımına gidip kendini kabul ettirdi. Senin ise oynadığın en büyük takım Galatasaray. Terim ve Lucescu seni Galatasaray’a almasalar büyük takımda goremeyecektin.

  2. Sergen Yalçın, milli takım düzeyinde hocalık yapabilecek bir tecrübe, ciddiyet ve yetenekde değil..
    Milli Takıma Okan Buruk hoca yakışır. Olan hocam yabancı futbolcularla iyi diyalog kuramıyor ama Türk topçularla gayet uyumlu. Avrupa tecrübesi milli takımı kaldırabilecek güçte.

Yorum Yap

error: Content is protected !!