BİR MEKTEPTEN DOĞAN BÜYÜK MİRAS…

1 EKİM 1905 — 1 EKİM 2026 | 121 YILLIK GALATASARAY

Bazı hikâyeler bir sınıfta başlar, nesiller boyunca milyonların yüreğinde devam eder…

İstanbul’da bir mektep… O mektebin sıralarında birkaç genç… Ellerinde imkânları sınırlı, gönüllerinde hayalleri büyük bir gelecek.

Bugün 121. yılını selamladığımız Galatasaray’ın hikâyesi, işte o gençlerin cesaretiyle başladı.

Ali Sami Yen’in anlattığına göre, 1 Ekim 1905’te Mekteb-i Sultani’nin 11. sınıfında, edebiyat öğretmeni Mehmet Ata Bey’in dersi sırasında birkaç arkadaş baş başa vererek bir futbol kulübü kurmaya karar verdi. Ali Sami başkanlığı, Asım Tevfik Sonumut muhasebeciliği, Refik Cevdet Kalpakçıoğlu ikinci başkanlığı üstlendi. 

Bir düşünün…

Bugün adını dünyanın dört bir yanında duyduğumuz bu kulübün ilk günlerinde, arkadaşlardan her hafta birer kuruş toplanıyordu. Ali Sami futbol topunu yağlıyor, şişiriyor, özenle koruyordu. Topun yaması için yeni ayakkabısından bir parça kesmişti. Cevdet ise formaları yıkıyordu. 

O ayakkabıdan kesilen parçanın içinde, bugün hâlâ anlamamız gereken bir şey var: Galatasaray’a emek vermek.

Birinin topa baktığı, diğerinin formayı yıkadığı, bir başkasının kuruşları topladığı o günlerde herkes elinden geleni ortaya koyuyordu. Birlikte kurdukları hayali, birlikte yaşatıyorlardı.

Ali Sami Yen’in tuttuğu tarihî defterde yer alan ilk 13 kurucu ismini, bu anlamlı günde bir kez daha saygıyla analım:

Ali Sami Yen

Asım Tevfik Sonumut

Emin Bülent Serdaroğlu

Celal İbrahim

Boris Nikolof

Milo Bakiş

Pol Bakiş

Bekir Sıtkı Bircan

Tahsin Nahit

Reşat Şirvanizade

Hüseyin Hüsnü

Refik Cevdet Kalpakçıoğlu

Abidin Daver

Bu isimler, Ali Sami Yen’in defterindeki ilk kurucu listesidir; sonraki tescil ve tüzük listeleri zaman içinde farklılaşmıştır. 

Kulübe isim aranırken Gloria ve Audace önerileri konuşulmuştu. Kulübün resmî tarihçesinde aktarılan anlatıya göre, ilk maçta kazanılan 2–0’lık galibiyet sırasında seyircilerin kullandığı “Galata Sarayı efendileri” sözü, gençlerin benimseyeceği isme ilham verdi. 

Ve Ali Sami Yen, kuruluşun amacını şu sözlerle dile getirdi:

“Maksadımız İngilizler gibi toplu bir halde oynamak, bir renge ve bir isme malik olmak ve Türk olmayan takımları yenmek.” 

O cümlede bir hedef, bir özgüven, birlikte başarma iradesi vardı.

Aradan 121 yıl geçti…

Kuşaklar değişti. Sahalar, tribünler, formalar değişti. Dedelerin anlattığı hatıraları babalar dinledi; babaların yaşadığı heyecanları çocuklar devraldı. Bir mektepte başlayan hikâye, dünyanın dört bir yanına yayılan büyük bir ailenin ortak hafızasına dönüştü.

Ben de yıllardır o hafızanın içinde dolaşıyorum. Eski bir fotoğrafta bir yüzü tanımaya, sararmış bir belgede unutulmuş bir emeği bulmaya, bir hatıranın üzerindeki tozu kaldırmaya çalışıyorum. GAZETA LA 1905’i hazırlarken her gün yeniden görüyorum: Galatasaray’ın tarihi, ömrünü bu sevdaya veren insanların hikâyeleriyle dolu.

Bu yüzden geçmişimizi yazarken, bugünümüze karşı sorumluluğumuzu da hatırlamalıyız.

Galatasaray’ı sevmek; tarihini bilmek, emeğe saygı duymak ve bize bırakılan mirası özenle taşımaktır.

O sınıftaki gençlere bugün verebileceğimiz en güzel armağan; birbirimizi dinleyebildiğimiz, doğruları söyleyebildiğimiz, Galatasaray’ın geleceği için birlikte çalışabildiğimiz bir camia olmaktır.

Başta Ali Sami Yen olmak üzere bütün kurucularımızı ve bu büyük mirasa emek veren herkesi saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.

İyi ki o sıralarda baş başa verdiniz.

İyi ki o hayali kurdunuz.

İyi ki Galatasaray var.

121. yaşın kutlu olsun Galatasaray’ım…

Doğruya doğru, eğriye eğri.

BİZ BİZE YETERİZ.

Sevgiyle kalın.

Tufan Akol – GAZETA LA 1905

www.gazetala1905.com⁠

Yorum Yap

error: Content is protected !!