
DESTUR “TANJU ÇOLAK” DESTUR
Yıllardır Tanju Çolak için kendi kendime hep aynı cümleyi kurmuşumdur:
“Saldım çayıra, Mevlâm kayıra…”
Kimse Tanju Çolak’ın futbolculuğunu inkâr edemez.
Gol krallıkları, Altın Ayakkabı ve attığı goller Türk futbol tarihine geçmiştir.
Ama mesele sadece futbol değildir.
Karakter, duruş ve temsil de en az başarı kadar önemlidir.
Galatasaray; sadece bir spor kulübü değil, kültürü ve değerleri olan büyük bir camiadır.
Bu formayı taşıyan herkes de konuşurken, davranırken buna göre hareket etmek zorundadır.
1987-1988 sezonunda Samsunspor’dan büyük umutlarla transfer edilen Tanju Çolak, kısa sürede Türkiye’nin en büyük yıldızlarından biri oldu.
Ancak futboluyla konuşulması gerekirken magazin gündemi çoğu zaman kariyerinin önüne geçti.
O dönem verdiği röportajlarda hayallerini:
“Güzel bir spor araba, benzin istasyonu sahibi olmak ve Hülya Avşar” diye sıralıyordu.
Sonrasında yaşanan ilişki süreci ise günlerce manşetlerden inmedi.
Güzelim eşi Aysu’nun yaşadıkları o dönem herkesin gözleri önünde konuşuldu.
Galatasaray’ın başarıları yerine magazin haberleri gündem oldu.
Ardından kamuoyuna yansıyan olaylar peş peşe geldi:
Florya tesislerinde yaşanan silahlı olay…
Kaçak Mercedes davası…
Hapis süreci…
İşletmesine yapılan saldırı…
Organize suç örgütleri soruşturmalarında gözaltına alınması…
Bunların tamamı yıllarca basında yer alan olaylardır.
Bugün çıkıp Galatasaray’a ve özellikle Alp Yalman gibi kulübe hizmet etmiş isimlere karşı ölçüsüz açıklamalar yapmak kimseye yakışmaz.
Tanju Çolak şunu unutmamalıdır:
Kariyerinin en büyük vitrinini Galatasaray formasıyla yaşamıştır.
Şimdi “Neden çağrılmadım, neden protokolde yokum?” diye sitem etmek yerine önce geçmişe dönüp aynaya bakmak gerekir.
Galatasaray camiası başarıyı alkışlar…
Ama camianın değerlerine zarar veren tavırları da unutmaz.
Bazı insanlar attıkları gollerle büyür…
Bazıları ise kendi yaptıklarıyla küçülür.
Tufan Akol
GAZETA LA 1905
26 Mayıs 2026