
Bugün Turan Yücel’in Sözcü’deki yazısının sonlarına doğru bir kelimeye takıldım: “Akbabalar…”
Yazının içeriğine girmeyeceğim. Ama akbabaların hakkını teslim etmek gerekiyor.
Meğer yıllardır bu kuşlara haksızlık etmişiz.
Biz onları uğursuz sanırken onlar doğanın temizlik işçileriymiş. Ortalıkta bırakılanı topluyor, çürümeye terk edileni temizliyor, çevrenin sağlığına katkıda bulunuyorlarmış.
Üstelik ne makam istiyorlar ne huzur hakkı… Temizlik için komisyon kurulmasını bile beklemiyorlar.
İşlerini sessizce yapıyorlar.
Tabii bir yerde temizlik başlayınca, halının altına süpürülenlerin huzuru kaçabilir.
Akbabaların bir başka talihsizliği de görüntüleri. Güzel görünmüyorlar. Oysa güzel görünmekle faydalı olmak her zaman aynı şey değil.
Doğa bunu çoktan çözmüş. Biz hâlâ ambalajla meşgulüz.
Yarın Divan var. Konu da pek güzel: Akbabalar…
Bakalım cuma günkü Olağanüstü Genel Kurul arifesinde kürsü bu kez “Kartallar Yüksekten Uçar” yazısıyla mı süslenecek?
Kartalların ne kadar yüksekten uçtuğunu dinlerken, aşağıda neler biriktiğini de unutmayalım.
Ben bugün yalnızca akbabaları anlatmak istedim. Doğadaki görevlerini öğrenince kendilerine biraz mahcup oldum.
Bundan sonra birine “akbaba” demeden önce iki kere düşünmek lazım.
Yanlışlıkla iltifat etmiş olmayalım…
Doğruya doğru, eğriye eğri.
Tufan Akol – GAZETA LA 1905
Sevgiyle Kalın.
Turan Yücel’in yazısının içeriğini merak ettiyseniz, aşağıdaki bağlantıya dokunun. 👇