
GALATASARAY PİLAVI: ASIRLIK SOFRANIN HATIRASI
Bu yıl Galatasaray Pilavı, Mekteb-i Sultani’nin büyük müdürü, şairi ve vicdanı Tevfik Fikret’in adıyla ayrı bir anlam kazandı.
Galatasaray’da pilav, yalnızca bir yemek değildir.
Bir hafızadır…
Bir gelenektir…
Bir nesilden diğerine aktarılan görünmez bir bağdır.
Bu geleneğin kökleri, Galatasaray Mekteb-i Sultani’nin ilk yıllarına uzanır.
Galatasaray’da spor ve beden terbiyesinin çağdaş temellerini atan Fransız muallim Monsieur Curel, yalnızca jimnastik dersleri veren bir eğitimci değildi. Fransa’dan getirttiği modern aletlerle okulun ilk jimnastikhanesini kurmuş, öğrencileri beden eğitimiyle tanıştıran öncü bir eğitim neferiydi. 1870 yılında Kağıthane’de düzenlediği İdman Bayramı’nın sonunda öğrencilere ikram edilen kuzulu pilav ise bugün hâlâ yaşatılan Pilav Günü geleneğinin başlangıcı kabul edilir. (Galatasaray)
Aradan geçen yüz elli yılı aşkın zamana rağmen o sofranın ruhu hiç değişmedi.
Bugün Pilav Günü denildiğinde akla yalnızca pilav gelmez.
Beyoğlu’ndaki tarihi kapıdan yeniden içeri girmenin heyecanı gelir.
Aynı sıralarda oturmuş farklı kuşakların birbirini kucaklaması gelir.
Gençlik yıllarının hatıraları…
Hocaların sesi…
Avlunun taşları…
Ve Galatasaraylı olmanın tarifsiz gururu gelir.
Çünkü Galatasaraylılık, mezuniyetle sona eren bir hikâye değildir.
Pilav Günü; geçmişle geleceğin aynı sofrada buluştuğu, yılların mesafesini ortadan kaldıran büyük bir vefa buluşmasıdır.
Bu yıl ise o buluşmanın üzerinde Tevfik Fikret’in adı yükseliyor.
“Mektep insan yetiştirir.” anlayışını hayatının merkezine koyan, Galatasaray’ı yalnızca bir okul değil; fikir, ahlak ve karakter ocağı olarak gören Tevfik Fikret’in hatırası, Pilav Günü’nün anlamını daha da derinleştiriyor.
Bugün aynı sofrada buluşan her Galatasaraylı; Monsieur Curel’in Kağıthane’de kurduğu ilk sofraya, Tevfik Fikret’in aydınlık ideallerine ve Mekteb-i Sultani’nin asırlık ruhuna selam vermektedir.
Ve biliyoruz ki Galatasaray’da pilav yalnızca yenmez…
Pilav paylaşılır.
Hatıralar paylaşılır.
Dostluklar büyütülür.
Gelenekler yaşatılır.
Çünkü Galatasaray Pilavı, bir yemek değil;
Bir kültürdür.
Bir mekteptir.
Bir hatıradır.
Ve her şeyden önce, hiç kopmayan bir aidiyetin adıdır.
Asırların mirasını aynı sofrada paylaşan tüm Galatasaraylılara…
AFİYET OLSUN.
Sarı-Kırmızı Sevgilerimle… 🟡🔴
Tufan Akol
GAZETA LA 1905
7 Haziran 2026