
Yıllardır “Eğitim” dedim. Yıllardır ultrAslan UNI’nin yanında oldum. Gençlerin, üniversitelilerin, okuyan ve sorgulayan insanların tribünlerde daha fazla söz sahibi olması gerektiğini savundum. İşte o gün, bugün oldu…
Futbolun milyarlık endüstriyel bir çarka dönüştüğü, tribünlerin zaman zaman futbolun dışına taşan tartışmalarla anıldığı şu günlerde insan ister istemez geçmişe ve hâlâ kirlenmeden ayakta kalmaya çalışan değerlere bakıyor. Benim baktığım yerlerden biri de ultrAslan UNI.
Bugün yaşananlardan sonra bunu daha açık söylüyorum: GÖNLÜM ultrAslan UNI’DEN YANA.
Neden mi? Çünkü onlar benim gözümde tribünün yalnızca bağıran sesi değil, aynı zamanda düşünen, sorgulayan ve gerektiğinde tavır koyabilen genç yüzü oldular.
KAMPÜSLERDEN TRİBÜNLERE
ultrAslan UNI’yi yalnızca hafta sonları maça gidip dağılan bir öğrenci topluluğu olarak görmek büyük haksızlık olur. Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversitelerde Galatasaray sevgisi etrafında buluşan gençler, yıllar içerisinde yalnızca tribünde değil kampüslerde de bir dayanışma kültürü oluşturdular.
Şehre yabancı gelen öğrenciye el uzatmak, arkadaşına yardımcı olmak, sosyal sorumluluk projelerinde bulunmak, kitap toplamak, ihtiyaç sahiplerine ulaşmak… Bunların hepsi taraftarlığın yalnızca doksan dakikadan ibaret olmadığını gösteren işlerdi.
Öğrencilik bittiğinde de Galatasaray sevgisi bitmedi. Mezun oldular, meslek sahibi oldular, hayatın başka taraflarına dağıldılar ama sarı-kırmızı bağ devam etti. Çünkü mesele bir öğrenci kartı taşımak değildi. Mesele Galatasaraylılığı taşımaktı.
“ASLOLAN GALATASARAY’DIR”
Bu camianın belki de en önemli cümlelerinden biridir: Aslolan Galatasaray’dır.
Başkanlar gelir gider. Yönetimler değişir. Futbolcular gelir, formayı giyer ve bir gün ayrılır. Tribün liderleri değişir. Grupların başındaki isimler değişir. Ama arma kalır. Galatasaray kalır.
İşte benim yıllardır savunduğum anlayış da budur. Hiçbir kişi, hiçbir makam, hiçbir tribün lideri ve hiçbir oluşum Galatasaray’dan büyük değildir.
AĞUSTOS 2026’DA VERİLEN MESAJ
Son yaşanan olaylardan sonra ultrAslan UNI temsilcilerinden gelen tepkiyi bu nedenle önemli buluyorum.
Ana tribün yapılanmasının başındaki isim üzerinden yaşanan ve Galatasaray camiasında ciddi rahatsızlık yaratan gelişmelerin ardından, ilk açık tavırlardan birinin üniversiteli gençlerden gelmesi benim açımdan dikkate değerdir.
Faaliyetlerini durdurmayı, tabelalarını indirmeyi, gerekirse mevcut yapılanmanın dışında kalmayı göze almaları bana tek bir şeyi hatırlattı: İsimler geçicidir, değerler kalıcıdır.
Ben yıllardır tribünün içerisinden gelen bir insanım. Eski Ali Sami Yen’i de bilirim. Amigoları da bilirim. Tribünde ağabey-kardeş ilişkisini de, omuz omuza verilen mücadeleyi de bilirim. Onun için gençlerin attığı bazı adımların ne anlama geldiğini dışarıdan bakanlardan biraz farklı değerlendiririm.
Bazen bir tabelayı indirmek kolaydır. Ama yıllardır içinde bulunduğun bir yapıya karşı “Buraya kadar” diyebilmek kolay değildir.
GÖNLÜM NEDEN ONLARDAN YANA?
Benim gönlümün onlardan yana olmasının bir başka nedeni daha var. Onlar menfaat peşinde değil, Galatasaray için var oldular. Makam, koltuk, ayrıcalık ya da kişisel çıkar için değil; sevdikleri renklerin, armanın ve Galatasaray değerlerinin peşinden yürüdüler.
Üniversite sıralarından tribünlere taşıdıkları bu sevginin karşılığında bekledikleri tek şey, Galatasaray’ın Galatasaray gibi kalmasıydı.
Gençlerin hata yapma hakkı vardır. Bizler de yaptık. Ama önemli olan hata yapmamak değil, gerektiğinde yanlışın karşısında durabilmektir.
Bugün tabelalar inebilir. Logolar askıya alınabilir. Gruplar münferit hareket etme kararı alabilir. Yarın başka bir yapılanma ortaya çıkabilir. Bunların hiçbiri Galatasaray sevgisini ortadan kaldırmaz.
Benim görmek istediğim gençlik; bir kişinin arkasından sorgusuz sualsiz yürüyen değil, Galatasaray’ın değerlerinin arkasından yürüyen gençliktir.
Başkana da gerektiğinde sözünü söyleyecek. Yönetime de. Tribün liderine de. Bize de.
Çünkü Galatasaray kültürü biat kültürü değildir. Galatasaray fikri hür, vicdanı hür insanların camiasıdır.
İşte bu nedenle bugün açıkça söylüyorum: Gönlüm ultrAslan UNI’den yana.
Onların kişilere değil armaya, çıkarlara değil değerlere, günlük hesaplara değil Galatasaray’ın geleceğine sahip çıkmasını istiyorum.
Çünkü günün sonunda ne başkanların adı kalır ne yöneticilerin ne de tribün liderlerinin…
Geriye tek bir şey kalır: GALATASARAY.
Tabelalar değişir. İsimler değişir. Devirler değişir. Ama Aslan’ın duruşu değişmez.
Tufan Akol
GAZETA LA 1905
Doğruya doğru, eğriye eğri