İŞGAL YILLARININ SARSILMAZ DİREĞİ: KAPTAN NECİP ŞAHİN ERSON

Bir kulübün büyüklüğü, en zor günlerde armayı yere düşürmeyen liderlerin omuzlarında yükselir. Galatasaray tarihinin 1910’lu yılların ortasından 1920’lere uzanan o çetin döneminde, takımın hem kalbi hem de aklı olan isimlerden biri Necip Şahin Erson’du.

İlk kaptan Emin Bülent ve efsane Celal İbrahim vatan savunması için cephelere koştuğunda, İstanbul’da kalan gençleri bir arada tutma ve sarı-kırmızılı bayrağı dalgalandırmaya devam etme sorumluluğu onun omuzlarına kaldı.

Sahada orta saha ve hücum hatlarında gösterdiği teknik oyun kadar, birleştirici yapısı ve kaptanlık duruşuyla da öne çıktı. İstanbul işgal altındayken, işgal kuvvetlerinin takımlarına karşı oynanan maçlarda yalnızca bir futbolcu değil, adeta sahadaki millî onurun temsilcisi oldu.

17 Kasım 1922’deki çamurlu meşhur Fenerbahçe derbisi öncesinde, rakip kaptan Galip Kulaksızoğlu’nun maçı erteleme teklifine verdiği,
“Anamız bizi bugün için doğurdu Galip Bey. Gelip maçı oynayacağız.”
cevabı, Türk futbol tarihine geçen en asil sözlerden biri olarak hafızalara kazındı.

1918-1925 yılları arasında Galatasaray forması giyen, takım kaptanlığının yanı sıra 1920-1921 sezonunda teknik direktörlük görevini de üstlenen Necip Şahin Erson, kulübe olan sadakatiyle Galatasaray tarihinin sarsılmaz direklerinden biri oldu.

Siyah-beyaz arşivlerde kaptanlık vakarıyla duran bu çehre, Galatasaray’ın yalnızca bir spor kulübü değil; en zor günlerde bile boyun eğmeyen bir mücadele ve karakter ocağı olduğunun en güçlü kanıtlarından biridir.

İsterseniz şimdi buna kısa bir alt cümle de hazırlayayım. Mesela:
“Necip Şahin Erson sadece kaptan değildi; işgal yıllarında Galatasaray ruhunu ayakta tutan isimlerden biriydi.”

Yorum Yap

error: Content is protected !!