
Bazı kazanlar vardır…
Dışarıdan baktığınızda suyu durgun sanırsınız. Ne bir ses gelir ne de kapağında en ufak bir hareket vardır.
Ama ateş alttan yanmaya başlamıştır bir kere…
Önce su ısınır. Sonra küçük küçük kabarcıklar belirir. Derken kapak hafiften oynamaya başlar.
İşte o zaman anlarsınız:
KAZAN KAYNIYOR…
Son günlerde Galatasaray’a baktığımda nedense aklıma hep bu hikâye geliyor.
Tribünlerde bir ses var. Sosyal medyada başka bir ses… Sokakta, kahvede, dost sohbetlerinde aynı sorular birbirini takip ediyor.
Düne kadar yalnızca taraftarın kendi arasında konuştuğu meseleler, artık daha yüksek sesle dillendirilmeye başlandı.
Ama asıl dikkatimi çeken başka bir yer var:
Hazirun…
Uzun zamandır sessizliği tercih edenler vardı. Gören ama konuşmayanlar… Duyan ama duymamış gibi yapanlar… Sorusu olduğu hâlde sormayanlar…
Belki zamanı değildi. Belki bekliyorlardı. Belki de “Nasıl olsa birileri çıkar konuşur” diye düşünüyorlardı.
Fakat kazanın altındaki ateş yükseldikçe odanın sıcaklığı da değişmeye başladı.
Şimdi bazı sandalyeler kıpırdıyor. Bazı fısıltılar sese dönüşüyor. Bazı sorular artık kapalı kapıların arkasında kalmıyor.
Taraftar da bunun farkında.
Çünkü taraftarın sesi ile Hazirun’un sesi aynı noktada buluşmaya başladığında, mesele artık birkaç kişinin rahatsızlığı olmaktan çıkar.
Galatasaray’ın meselesi hâline gelir.
Ben bugün isim vermeyeceğim. Kimseyi işaret etmeyeceğim.
Çünkü bazen isimlerden çok yaşananlara bakmak gerekir.
Hele biraz daha bekleyelim…
Kim konuşacak? Kim susmaya devam edecek? Kim dün söylediğinin bugün arkasında duracak? Kim kapağın üzerine oturup kaynayan kazanı susturmaya çalışacak?
Onları da zaman gösterecek.
Ama unutulmaması gereken küçük bir şey var:
Bir kazanın kapağını elinizle bastırabilirsiniz. Bir süre sesini de kesebilirsiniz.
Fakat altındaki ateşi söndürmeden kaynamasını durduramazsınız.
Galatasaray’da bugün mesele kapağın çıkardığı ses değil…
Altında yanan ateştir.
Ben şimdilik buraya küçük bir nokta koyuyorum.
Çünkü görünen o ki;
KAZAN KAYNIYOR…
Hem de yavaş yavaş değil.
Sevgiyle Kalın.
Tufan Akol
GAZETA LA 1905