YARAYA PANSUMAN: RAFAEL LEÃO

Mayıs ayında başlayan sancılar, günler ve haftalar boyunca devam etti. Taraftarın homurdanması ve giderek artan transfer baskısı bana eski İstanbul’u hatırlattı…

İstanbul’da ahşap evlerin çoğunlukta olduğu yıllarda, yangın sırasında yerinden fırlayan çiviler mermi gibi diğer evlere sıçrar, yangının daha da büyümesine neden olurdu.

Taraftarın gür sesi karşısında paniğe kapılan yönetimin şaşkınlığına, hazirun içerisinden yükselen sesler de eklendi:

“Yeterince sustuk, bundan sonra sessiz kalmayacağız!”

Böylece bohçalar açıldı, eteklerdeki taşlar döküldü…

Şimdi iş “TOPA” düştü!

Top çizgiyi geçerse her şey sütliman olacak mı? Yoksa bu yangın hem taraftar hem de hazirun tarafından üflenmeye devam mı edecek?

Rafael Leão transferiyle birlikte, inlerinde derin uykudayken uyanıp ellerinden düşürmedikleri “telsiz sazlarını” yeniden alanlar; eski yönetimin dönemindeki 13’üncülüğü ve Fatih Terim’in ayrılışını —onların ifadesiyle kovulmasını— öne çıkarmaya başladılar.

Onlara küçük bir hatırlatma yapmak isterim:

Beyler, bu takım tam 13 yıl şampiyonluk bekledi ve ancak 14’üncü yılda şampiyon olabildi. Rahmetle andığım Selahattin Beyazıt döneminde ise takım, küme düşmekten son maçta kurtuldu.

Adnan Polat döneminde; futbolculuk kariyerinde Ajax ve AC Milan ile büyük başarılar kazanan, teknik direktör olarak Barcelona’yı Şampiyonlar Ligi şampiyonluğuna taşıyan Frank Rijkaard göreve getirildi. Ancak o da Galatasaray ile ligi 8’inci sırada tamamladı…

Kim gelirse gelsin, bugünkü gidişat şunu açıkça gösteriyor:

Galatasaray’daki yangın kolay kolay sönmeyecek. Artık ne bir beraberliğe ne de bir mağlubiyete tahammül vardır.

Rafael Leão transferi yaraya pansuman olabilir. Ancak asıl tedaviyi yine sahadaki futbol ve alınacak sonuçlar belirleyecektir.

Okan Buruk’a ve sağ kolu İrfan Saraloğlu’na başarılar dilerim…

Tufan Akol
GAZETA LA 1905
www.gazetala1905.com

Yorum Yap

error: Content is protected !!