
Bazı futbolcular vardır; attıkları gollerle hatırlanırlar.
Bazıları ise oyuna kattıkları akıl, zarafet ve karakterle…
İşte Tugay Kerimoğlu, ikinci gruptaki ender isimlerden biridir.
19 Yıllık Sarı-Kırmızı Sadakat (1980–1999)
1980 yılının sıcak bir yaz günü…
Galatasaray altyapısında ince bilekli, top ayağına her geldiğinde etrafındaki herkesi kendisine hayran bırakan bir çocuk vardı.
Adı Tugay Kerimoğlu idi.
Antrenörler daha o yaşlarda onun sadece yetenekli değil, futbolu zekâsıyla oynayan sıra dışı bir oyuncu olduğunu fark etmişlerdi.
1980 yılında başlayan Galatasaray yolculuğu, 1987’de A Takım formasıyla devam etti.
Ve tam 19 yıl boyunca sarı-kırmızılı armaya hizmet etti.
Bugün futbol dünyasında sadakatten söz edilecekse, Tugay Kerimoğlu’nun adı mutlaka ilk sıralarda yer almalıdır.
Florya’nın sabah antrenmanlarında attığı ilk paslardan, Ali Sami Yen’i ayağa kaldıran oyun görüşüne kadar…
Orta sahayı adeta bir satranç ustası gibi yönetti.
Ne bağırdı…
Ne şov yaptı…
Sadece futbol oynadı.
Ama öyle bir futbol oynadı ki, yıllar geçse de unutulmadı.
İskoçya’da Açılan Yeni Sayfa
1998 yılında kariyerinde yeni bir sayfa açarak İskoçya’nın köklü kulübü Rangers’a transfer oldu.
Sert futbol…
Yüksek tempo…
Zorlu hava şartları…
Hiçbiri onun futbol aklını değiştiremedi.
Kısa sürede Rangers taraftarının da sevgisini kazandı.
İngiltere’de Bir Türk Maestro
2001 yılında Blackburn Rovers formasıyla Premier League’e adım attığında İngiliz basını onu şöyle tanımlıyordu:
“Sessiz ama ölümcül pas ustası.”
Gerçekten de öyleydi.
Premier League’in fizik gücüne dayalı futbolunda bile Tugay’ın topu ayağına aldığında zaman adeta yavaşlıyordu.
Bir pas…
Bir dokunuş…
Bir oyun görüşü…
Ve bütün takımın ritmi değişiyordu.
Unutulmaz Veda
2009 yılında Blackburn’deki son maçına çıktığında yaşananlar unutulacak gibi değildi.
Tribünlerde binlerce taraftar…
Yüzlerinde Tugay maskeleri…
Her topa dokunuşunda yükselen alkışlar…
Maçın sonunda ayağa kalkan koskoca bir stat…
Bu, sıradan bir futbolcunun vedası değildi.
Bu, karakteriyle ve futboluyla iz bırakan gerçek bir efsanenin alkışlanışıydı.
Kramponlardan Teknik Adamlığa
Futbolu bıraktıktan sonra bilgi ve tecrübesini kenar çizgisine taşıdı.
Teknik direktörlük ve antrenörlük görevlerinde bulundu.
Futboldan hiç kopmadı.
Sessiz Ustalığın Yeni Tutkusu
Tugay’ın bir başka tutkusu ise fotoğrafçılık oldu.
Yıllarca sahada doğru anı gören gözleri…
Bu kez objektifin arkasında hayatın en güzel karelerini yakalamaya başladı.
Futboldaki zarafetini sanatına da taşıdı.
Son Söz
Tugay Kerimoğlu’nun hikâyesi yalnızca başarılı bir futbol kariyeri değildir.
O;
• sadakatin,
• futbol zekâsının,
• zarafetin,
• mütevazılığın,
• karakterin,
ve gerçek Galatasaraylı duruşunun sahadaki karşılığıdır.
Bugün geriye dönüp baktığımızda, Tugay Kerimoğlu’nu sadece büyük bir futbolcu olarak değil…
Galatasaray kültürünün yaşayan sembollerinden biri olarak görüyoruz.
Galatasaraylı Sevgilerimle… 🧡❤️
Tufan Akol
GAZETA LA 1905
14 Kasım 2025