
PART 3
“ÇEKİLİYORUM” DEDİ, DURSUN ÖZBEK’İ İŞARET ETTİ
Birinci bölümde 12 Nisan 2022’de Kanyon’da yapılan görüşmeyi, ikinci bölümde ise 30 Nisan sandığının mahkeme kararlarıyla nasıl kurulamadığını anlattık.
Şimdi takvim yapraklarını biraz daha ilerletelim.
Çünkü Galatasaray’da birkaç hafta içerisinde öyle bir siyasi trafik yaşandı ki, 30 Nisan’da birbirinden ayrı duran isimler mayıs ayının ortasında aynı çatı altında buluşmaya başladı.
Ve bu bölümün başlangıç tarihi:
16 Mayıs 2022.
FIRAT DEVELİOĞLU SAHNEDEN ÇEKİLİYOR
Galatasaray seçimlerinin durdurulması için açtığı davayla sürecin en çok konuşulan isimlerinden biri hâline gelen Fırat Develioğlu, daha sonra kendisi de başkan adaylığını açıklamıştı.
Ancak 16 Mayıs’ta adaylıktan çekildi.
Buraya kadar her şey normal görülebilir.
Bir kişi aday olur, şartları değerlendirir ve yarıştan çekilebilir.
Fakat Develioğlu’nun çekilirken yaptığı açıklama, sıradan bir adaylıktan vazgeçme açıklamasının çok ötesindeydi.
Çünkü işaret ettiği isim açıktı:
Dursun Özbek.
Üstelik yalnız Dursun Özbek’in adaylığını desteklemekle kalmıyor, Metin Öztürk ile Eşref Hamamcıoğlu’nun da Dursun Özbek çatısı altında birleşmesi gerektiğini söylüyordu.
Şimdi tarihe yeniden bakalım.
30 Nisan’da sandık kurulabilseydi yarışın taraflarından biri Metin Öztürk olacaktı.
Aradan henüz 16 gün geçmişti.
30 Nisan’ın başkan adayı Metin Öztürk’e bu kez:
“Dursun Özbek çatısında birleşin.”
çağrısı yapılıyordu.
İki gün sonra yaşanan gelişme ise meseleyi daha da dikkat çekici hâle getirdi.
18 MAYIS 2022
Metin Öztürk, Dursun Özbek ile görüştüğünü ve ortak liste konusunda prensip anlaşmasına vardıklarını açıkladı.
Yani 30 Nisan’da kendi listesiyle Galatasaray Başkanı olmak isteyen Metin Öztürk, yalnızca birkaç hafta sonra Dursun Özbek’in oluşturacağı yapının içerisinde yer almaya hazırlanıyordu.
Burada sorulması gereken soru çok basit:
Bu karar gerçekten iki günde mi oluştu?
16 Mayıs’ta Fırat Develioğlu Dursun Özbek çatısını işaret ediyor…
18 Mayıs’ta Metin Öztürk ile Dursun Özbek ortak liste için prensip anlaşmasına varıyor…
Ardından liste hazırlanıyor.
Ve 20 Mayıs’ta artık yeni Galatasaray seçim tablosu önümüze geliyor.
20 MAYIS: FOTOĞRAF TAMAMLANIYOR
Dursun Özbek listesini teslim etti.
Metin Öztürk artık başkan adayı değildi.
Dursun Özbek’in yönetim kurulundaydı.
Bora İsmail Bahçetepe de aynı listede yer aldı.
Eray Yazgan aynı yapının içerisindeydi.
Mehmet Cibara aynı listede bulunuyordu.
Ve Galatasaray’ın seçim haritası, yalnızca birkaç hafta önceki görüntüsünden tamamen farklı hâle gelmişti.
Şimdi tekrar 12 Nisan’a dönelim.
12 Nisan Kanyon.
Ardından 19 Nisan mahkeme kararı.
20 Nisan teminat.
29 Nisan istinaf.
30 Nisan’da kurulamayan sandık.
16 Mayıs’ta Fırat Develioğlu’nun çekilmesi ve Dursun Özbek çatısını göstermesi.
18 Mayıs’ta Metin Öztürk–Dursun Özbek anlaşması.
20 Mayıs’ta ortak listenin teslim edilmesi.
Bu tarihleri alt alta yazdığınızda ister istemez insanın aklına şu soru geliyor:
Bu kadar kısa sürede oluşan bu birliktelik gerçekten o günlerde mi doğdu?
Yoksa daha önce konuşulmuş, zemini hazırlanmış bir yapının zamanı gelince kamuoyuna açıklanması mıydı?
Ben bu sorunun cevabını “kesin budur” diyerek vermiyorum.
Çünkü kulis bilgisi başka, belgelenmiş gerçek başka şeydir.
Ama tarihleri görmezden gelmek de gazetecilik değildir.
“BİRLEŞME YOK” DENİLDİ AMA…
Dursun Özbek o günlerde bu birliktelik için dikkat çekici bir ifade kullandı:
“Birleşme diye bir şey yok. Birleşme ayrılıklarda olur. Biz bir ailenin bireyleriyiz.”
Elbette Galatasaray bir ailedir.
Ama seçim siyaseti de gerçektir.
30 Nisan’da başkanlığa aday olan bir isim, 20 Mayıs’ta başka bir başkan adayının yönetim listesinde yer alıyorsa buna hangi kelimeyi kullanacağımız okuyucunun takdiridir.
Birleşme mi?
İttifak mı?
Uzlaşma mı?
Daha önceden hazırlanmış bir planın sonucu mu?
Ben yine kararı Galatasaraylılara bırakıyorum.
PEKİ NEDEN DURSUN ÖZBEK?
İşte meselenin ikinci tarafı da burada başlıyor.
Dursun Özbek neden yeniden devreye girdi?
Kimler kendisini aday olması için ikna etti?
30 Nisan seçimi gerçekleşmiş olsaydı aynı adaylık zemini oluşabilir miydi?
Metin Öztürk’ün adaylıktan vazgeçmesinin karşılığında yeni yönetim yapılanmasındaki pozisyonu nasıl belirlendi?
Ve en önemlisi…
12 Nisan’da başlayan görüşme trafiği ile 20 Mayıs’ta ortaya çıkan liste arasında bir devamlılık var mıydı?
İşte bundan sonraki bölümün konusu budur.
Çünkü artık önümüzde iki aday kalmıştı:
Dursun Özbek.
Eşref Hamamcıoğlu.
Ve Galatasaray, 11 Haziran’da yalnızca 135 oy farkla sonuçlanacak seçime doğru gidiyordu.
O 135 oyun Galatasaray’ın sonraki yıllarını ne kadar değiştirdiğini ise bugün çok daha net görebiliyoruz.
DEVAM EDECEK…
Tufan Akol
GAZETA LA 1905
www.gazetala1905.com