
Yıllar önce, merakıma yenik düşüp Taçsız Kral Metin Oktay ağabeyime bir soru sormuştum.
“Metin Ağabey, maçlardan önce sağ elinizi kalbinizin üzerine koyarak verdiğiniz selamın anlamı nedir? Bu, ‘Galatasaray kalptedir’ demek midir?”
Yüzüme gülümsedi.
“Hayır…” dedi.
Aradan yıllar geçti. İstanbul’a ilk geldiğim günlerde bana Gül Baba’yı anlattılar. Elime verilen küçük bir kitapçıkta Gül Baba’nın aynı şekilde, sağ eli kalbinin üzerinde verdiği selamı gördüm.
O gün Metin Ağabey’in bana yıllar önce verdiği cevabın anlamını daha iyi kavradım.
“İşte bu selam, Galatasaray Futbol Kulübü’nün kapısını açan Gül Baba’ya duyulan saygının selamıdır.”
O günden sonra ben de kendimi “Gül Babacı” olarak tanımlamaya başladım.
Bugün birçok kişi bu selamı sadece bir hareket olarak görüyor. Oysa bu duruş, Galatasaray’ın köklerine, tarihine ve manevi mirasına verilen bir selamdır.
Metin Oktay’ı sadece attığı gollerle anlatmak eksik kalır.
Evet…
Altı kez gol kralı oldu.
Yüzlerce gole imza attı.
Rakip ağları defalarca havalandırdı.
Ama onu “Taçsız Kral” yapan bunların hiçbiri değildi.
Onu ölümsüz yapan; karakteriydi.
Rakibine saygısıydı.
Hakeme olan tavrıydı.
Mütevazılığıydı.
Galatasaray armasını her şeyin üzerinde tutmasıydı.
Parayı değil, sevgiyi seçmesiydi.
İşte bu yüzden sadece Galatasaraylıların değil, bütün Türkiye’nin sevgisini kazandı.
Sık sık şu soruyla karşılaşıyorum:
“Gündüz Kılıç, Turgay Şeren, Coşkun Özarı, Bülent Eken gibi Galatasaray Lisesi kökenli dev isimler varken Metin Oktay nasıl hepsinin önüne geçti?”
Bence cevabı çok basittir.
Çünkü Metin Oktay, Galatasaray’ın sadece bir okulun değil, bütün Türkiye’nin kulübü olduğunu gösteren isimdi.
İzmir’den çıkıp milyonların kalbine yürüdü.
Onu zirveye taşıyan sadece golleri değildi.
Gönüllere girmesiydi.
Üstelik bu yükseliş, Galatasaray’ın büyük Liseli efsanelerinin desteğiyle gerçekleşti. Başta Gündüz Kılıç olmak üzere kulübün önderleri onun değerini ilk görenlerdi.
Metin Oktay hiçbir zaman kimsenin yerine geçmedi.
O, Galatasaray tarihinin üzerine yeni bir sayfa ekledi.
Bugün hâlâ sağ elimi kalbimin üzerine koyarak selam veriyorsam, bunun sebebi yalnızca bir gelenek değildir.
Bu selam;
Gül Baba’ya duyulan saygıdır.
Ali Sami Yen’e duyulan vefadır.
Metin Oktay’ın temsil ettiği ahlaka bağlılıktır.
Galatasaray’ın sadece kupalarla değil, değerleriyle de büyük olduğuna olan inancımdır.
İşte bu yüzden…
Ben hâlâ Gül Babacıyım.
Tufan Akol
GAZETA LA 1905
“Doğruya doğru, eğriye eğri.”