
TORUNUM HENRY AKOL
Yıllardır beni takip eden Galatasaraylı dostlarım onu yakından tanır…
Henüz 15 aylıkken çekilen ve yaptığı o meşhur üçlü ile binlerce Galatasaraylının sevgisini kazanan torunum Henry Akol, bugün artık 13 yaşında.
Yıllardır söylenen o güzel söz vardır:
“Galatasaraylı olunmaz, Galatasaraylı doğulur.”
Bizim ailemiz bunun en güzel örneklerinden biridir. Çocuklarım da, torunlarım da daha anne karnındayken Galatasaray marşlarıyla büyüdüler. Bugün ailecek Sarı-Kırmızı renklere gönül vermekten büyük mutluluk ve gurur duyuyoruz.
Henry’nin futbol yolculuğu ise 7 yaşında İsveç’in Uppsala şehrinde başladı. Vaksala SK altyapısında forma giymeye başlayan torunum, tam altı yıldır eğitimini aksatmadan sporla iç içe büyüyor.
Futbolun yanında basketbol antrenmanlarını da ihmal etmeyen Henry, bugün 13 yaşında olmasına rağmen 1.70 metre boyunda, orta saha ve forvet mevkilerinde görev yapabilen çalışkan bir sporcu.
Onu en çok farklı kılan ise karakteri…
Gol attığında çocuklar gibi sevinen…
Takımı kazandığında mutluluktan havalara uçan…
Kaybettiğinde ise kimseyi suçlamadan odasına çekilip maçı baştan sona analiz eden bir çocuk.
Saha dışında son derece sakin, saygılı ve mütevazı…
Saha içinde ise kazanmak için son düdüğe kadar mücadele eden, hırslı ve pes etmeyen bir karakter.
Geçtiğimiz sezonu 39 gol ve 16 asist ile tamamladı.
2026 sezonunda teknik ekibin yaptığı mevki değişikliği nedeniyle daha çok oyunun merkezinde görev almasına rağmen şimdiden 13 gole ulaştı.
Önünde oynanacak 9 maç daha var.
Bakalım sezon sonunda istatistikler bize neler gösterecek…
Ama aslında benim anlatmak istediğim gol sayıları değil.
Temmuz ayında İsveç’te futbol ligleri tatil olduğu için yaklaşık bir aylık ara veriliyor.
Birçok çocuk bu dönemi dinlenerek geçirirken, Henry eksiklerini kapatabilmek adına kendi çalışma programını hazırlıyor.
Koşular…
Top çalışmaları…
Kuvvet antrenmanları…
Teknik tekrarlar…
Hiç kimse söylemeden, tamamen kendi isteği ve disipliniyle…
Biraz sonra paylaşacağım videoları izlediğinizde, azmin ve çalışmanın ne anlama geldiğini sizler de göreceksiniz.
Çünkü başarı yalnızca yetenekle gelmez.
Başarı; disiplin, fedakârlık, sabır ve her gün bir önceki günün üzerine koyabilmekle gelir.
Son Söz
Sporcu olmak kolay değildir.
Emek ister…
Sabır ister…
Fedakârlık ister…
En önemlisi ise bitmeyen bir azim ister.
Çalışmayı bıraktığınız gün geriye düşersiniz.
Her gün üzerine koyarak ilerlerseniz, hayalleriniz size biraz daha yaklaşır.
Ben torunum Henry’nin bu çalışma azmini gördükçe geleceğe daha büyük umutla bakıyorum.
Yolu açık olsun…
Allah sakatlık vermesin…
Hayallerinin peşinden hiç vazgeçmeden koşsun.
Gerisi zaten emeğinin karşılığı olacaktır.
Sevgiyle Kalın…
Tufan Akol
GAZETA LA 1905
Galatasaray’ı Olunmaz, Galatasaray’lı Doğulur.

15 Aylık Amigo
Duran Top
Duran Top
Sol Ayak Çalışması
Sağ Ayak Çalışması
Balans
Olmazsa olmaz sektirme
Top Balansı
Dede de bilir topa vurmayı