İKİ HUKUKÇUNUN DÜELLOSU

Bugün şahsım adına üzüldüm.

Mevzu öylesine karışık bir hâl aldı ki; sansürlenmiş bir kalemi kıramayanların, bu kez o kalemin önünü kesmeye çalıştığını görüyoruz.

Elinde çelik kalemiyle, “Sözüm Sözcü’de” diyerek yazmaya başlayan Turan Yücel’in “Fabrika Ayarları”, ardından “Dikensiz Gül Bahçesi” başlıklı yazıları sonrasında kaleme alınan cevap yazısı, şahsım adına söyleyeyim, hiç doğru olmamış.

Aşağıda paylaştığım videoyu izleyenler, “Bu videonun bu yazıyla ne alakası var?” diyebilir.

Bence alakası çok.

Galatasaray gibi bir eğitim yuvasında okuyanlar çok iyi bilirlerdi ki; Abla, Ağabey ve Kardeş arasındaki sevgi ve saygı, dışarıdan bakıldığında bile imrenilecek bir kültürdü.

Bugün bakıyorum da her şey değişmiş.

Kimsenin kimseye tahammülü kalmamış. Ne örf kalmış, ne vicdan, ne de irfan…

Özgürlük yerlerde, demokrasi uçmuş gitmiş.

İnsan ister istemez soruyor:

Yakıştı mı?

Bir WhatsApp grubunda “Sevgili Galatasaraylılar” diye başlayan bir yazıda kullanılan üsluba baktığımda, kalemin mürekkebinde bana göre fazlasıyla Eray Yazgan markası hissediliyor.

İki hukukçunun fikirlerle tartışması elbette güzeldir. Galatasaray’da farklı düşünceler de olacaktır, eleştiriler de…

Ama kalemler konuşurken Galatasaray’ın bize öğrettiği o eski Abla, Ağabey, Kardeş kültürünü de unutmamak gerekir.

Çünkü mesele kimin son sözü söylediği değil; Galatasaray’a nasıl bir dil ve kültür bıraktığımızdır.

Hayırlı Salılar.

Tufan Akol
GAZETA LA 1905
www.gazetala1905.com

Video👇

Yorum Yap

error: Content is protected !!