İSYAN MI, İSTEK Mİ?

Bir iki haftadır yeni projem nedeniyle yoğun bir mesai içerisindeydim. Bu yüzden sosyal medyayı pek takip edemedim. Son birkaç saattir yapılan paylaşımlara göz atınca gerçekten şaşkınlık yaşadım.

DursunÖzbekİstifa etiketi her yerde…

Kendi kendime sordum:

Dört yıl üst üste şampiyon olmuş bir başkana böyle bir tepki gösterilir mi?

Önce üzüldüm… Sonra da içimden, “Belki de bu noktaya gelinmesinde kendi payı da var.” dedim.

Çünkü transfer dönemi geldiğinde taraftarın beklentisi hiç bitmez. Bir futbolcu alınır, ikincisi istenir. Bir mevki tamamlanır, bu kez başka bir eksik konuşulur. Sezon başladığında galibiyet alkış getirir, mağlubiyet ise yuhalamayı…

Taraftarla duygular üzerinden oynayan yönetimler, bunun bedelini er ya da geç öder.

Sen başkan olarak taraftar liderine megafonla yaklaşık 300 milyon avroluk takıma ayar çektirirsen…

Ada’yı, Kalamış’ı yapıp yaklaşık 1.790 kişiyle seçilirsen…

Yaklaşık 500-600 kişinin katılımıyla kulübün geleceğini ilgilendiren milyar dolarlık yetkiler alırsan…

Ve sessiz görünen hazirunu “Sevgi İklimi” söylemiyle kandırabileceğini düşünürsen…

Bugün yaşanan tabloya da şaşırmamak gerekir.

Ancak bütün bunların ötesinde cevap bekleyen asıl soru şudur:

Galatasaray’da karar mercii kimdir?

Taraftar mı?

Yoksa Başkan, Yönetim ve Teknik Kadro mu?

Elbette taraftarın eleştirme hakkı vardır. Beklentisini dile getirir, memnuniyetini de tepkisini de gösterir. Ancak transferi yapan, bütçeyi yöneten, imzayı atan ve bunun hesabını verecek olan Başkan, Yönetim ve Teknik Kadrodur.

Sorumluluk kimdeyse, karar yetkisi de onda olmalıdır.

Atalarımız boşuna söylememiş:

“Eden bulur.”

Sevgiyle Kalın.

Tufan Akol
GAZETA LA 1905
22 Temmuz 2026

Yorum Yap

error: Content is protected !!