KAFANIN İÇİNDEKİ EŞEK…

Köyün birinde, eşeğinin inadından yakınan bir adam yaşarmış. Bir gün yükünü yüklemiş, kasabaya gitmek üzere yola çıkmış. Eski köprüye geldiklerinde eşek durmuş. Adam çekmiş, bağırmış, söylenmiş… Hayvan bir adım bile atmamış.

“Yürü be eşek! Ben senden daha mı az biliyorum?” diye çıkışmış.

O sırada köprüden geçen bir çoban seslenmiş:

“Önce şu tahtalara bir bak!”

Adam eğilip bakınca görmüş: Tahtalar çürümüş, taşıyıcı kirişlerden biri yerinden çıkmış. Eşeğin önünde durduğu köprü, ikisini birden dereye gönderecekmiş.

Mecburen geri dönüp uzun yoldan kasabaya varmışlar.

Akşam kahvede olanları anlatırken adam yine söylenmiş:

“Şu inatçı eşek yüzünden yolum iki saat uzadı!”

Köyün yaşlısı sormuş:

“Peki, o durmasaydı şimdi nerede olacaktın?”

Adam susmuş. Sonra elini sallamış:

“Ben o köprüden yine de geçerdim!”

Yaşlı adam başını iki yana sallamış:

“Senin eşek tehlikeyi görünce durmuş. Sen gerçeği gördüğün hâlde hâlâ yürümekte ısrar ediyorsun…”

Eşek akıllı, inatçı bir hayvandır. Ama ne zaman duracağını da bilir.

İnsan bazen kafasının içindeki inadı akıl sanır. Her sözü duyar, hiçbirini düşünmez. Sonra da kendisine yol gösterene kızar.

Dışarıdaki eşeğe kızmadan önce, içeridekini uyandırmak gerek…

Tufan Akol – GAZETA LA 1905

Yorum Yap

error: Content is protected !!