MAZİDEN ÂTİYE…

DELİ MANTIĞI SÖYLEŞİSİ

İKİNCİ BÖLÜM

GAZETA LA 1905: Tufan Bey, yıllardır Galatasaray’ı yakından takip ediyor, yazıyor ve eleştiriyorsunuz. Bugün sizi en çok düşündüren konu nedir?

TUFAN AKOL: Beni en çok düşündüren konu, Galatasaray’ın başarıları değil; başarıyı nasıl yönettiğimizdir. Şampiyon olduğumuzda hepimiz seviniyoruz ama asıl mesele, o başarıyı kalıcı hâle getirebilmektir. Dünyanın büyük kulüpleri bunu kurumsallaşarak başardı. Biz ise hâlâ birçok konuda günü kurtarmaya çalışıyoruz.

GAZETA LA 1905: Yazılarınızda sık sık “Eleştiri düşmanlık değildir.” diyorsunuz. Bunu biraz açar mısınız?

TUFAN AKOL: Çünkü bizde eleştiriyi çoğu zaman taraf olmakla karıştırıyoruz. Oysa gerçek Galatasaraylı, alkışlaması gereken yerde alkışlar, yanlış gördüğü yerde de fikrini söyler. Eleştiri; yıkmak için değil, eksikleri görmek ve daha iyisini inşa etmek içindir. Eğer herkes aynı şeyi söylerse, ortak akıl oluşmaz.

GAZETA LA 1905: Sosyal medyanın Galatasaray’a katkısı mı daha fazla, zararı mı?

TUFAN AKOL: İkisi de var. Haber artık saniyeler içinde milyonlara ulaşıyor, bu büyük bir avantaj. Ama doğrulanmamış bilgiler de aynı hızla yayılıyor. Maalesef bugün birçok insan haberi araştırmadan paylaşıyor. Ben yıllardır aynı şeyi söylüyorum; bilgi değerlidir ama doğrulanmış bilgi daha değerlidir.

GAZETA LA 1905: Son yıllarda camia içinde kutuplaşmanın arttığını düşünüyor musunuz?

TUFAN AKOL: Ne yazık ki evet. Oysa Galatasaray’ın büyüklüğü farklı fikirleri aynı çatı altında buluşturabilmesiydi. Eskiden de görüş ayrılıkları vardı ama sonunda herkes aynı arma etrafında birleşirdi. Bugün ise bazen insanlar Galatasaray’ı değil, desteklediği kişileri savunuyor. Ben bunu doğru bulmuyorum. Kişiler geçicidir, Galatasaray kalıcıdır.

GAZETA LA 1905: Genel Kurul ve Divan Kurulu sizce görevini yeterince yerine getiriyor mu?

TUFAN AKOL: Galatasaray’ın en büyük gücü demokratik yapısıdır. Genel Kurul ve Divan Kurulu bu yapının temel taşlarıdır. Elbette herkes aynı düşünmek zorunda değil ama sorumluluk taşıyan herkesin ortak amacı Galatasaray’ın menfaati olmalıdır. Fikir ayrılıkları doğal karşılanmalı, kişiselleştirilmemelidir.

GAZETA LA 1905: “Galatasaray’a dizayn lazım.” sözünüz çok konuşuldu. Ne demek istediniz?

TUFAN AKOL: Ben kişilerden değil, sistemden söz ediyorum. Modern futbol değişti. Artık sadece iyi futbolcu almak yetmiyor. Güçlü bir akademi, sağlam bir ekonomik yapı, profesyonel yönetim anlayışı ve uzun vadeli planlama gerekiyor. Galatasaray, geçmişte bunu başardığında Avrupa’nın zirvesine çıktı. Bugün de aynı vizyona ihtiyaç duyuyor.

GAZETA LA 1905: Sizce Galatasaray’ın en büyük sermayesi nedir?

TUFAN AKOL: İnsan kaynağı… Bu kulüp yalnızca futbolcularıyla değil; yetiştirdiği sporcuları, yöneticileri, teknik adamları, üyeleri ve taraftarıyla büyüdü. Bir kulübü ayakta tutan sadece kasasındaki para değildir. Güven, aidiyet ve ortak hedef duygusu en büyük sermayedir.

GAZETA LA 1905: Son olarak, Galatasaray’ın geleceği adına sizi umutlandıran bir şey var mı?

TUFAN AKOL: Elbette var. Bu camia her zor dönemden daha güçlü çıkmasını bildi. Yeter ki kişisel hesapları bir kenara bırakalım, Galatasaray’ın ortak aklını öne çıkaralım. Çünkü bu kulübün mayasında yeniden ayağa kalkmak vardır. Ben dün de buna inanıyordum, bugün de inanıyorum.

GAZETA LA 1905: Üçüncü ve son bölümde, yıllardır yazdığınız yüzlerce makalenin ardından neden GAZETA LA 1905’i kurduğunuzu, iki ay boyunca gece gündüz çalışarak hazırladığınız www.gazetala1905.com’un hikâyesini ve geleceğe bırakmak istediğiniz mirası konuşacağız.

TUFAN AKOL: İşte benim için en anlamlı bölüm o olacak. Çünkü bu kez Galatasaray’dan çok, Galatasaray’a bırakmak istediğim izi konuşacağız.

(Üçüncü ve Son Bölümde Devam Edecek…)

Yorum Yap