OTURTMA!

Kelime ilk bakışta biraz abes gelebilir; ama ben meseleyi başka bir yere çekmek istiyorum…

Sevdiğimiz yemeklerin başında patlıcan veya patates oturtması gelir. Özenle kat kat hazırlanır; baharatı eksiksiz, kıyması kararında, salçası kıvamında olmalıdır. Aceleye gelmez… Ağır ağır pişer, malzemeler birbirine karışır ve sonunda damakta unutulmayacak bir tat bırakır.

Galatasaray’a baktığımızda da benzer bir tablo görüyoruz. Okan Buruk ve talebeleri, hemen her sezon beklentilerin altında başlayan oyunlarını saha içinde yaptıkları hatalardan ders çıkararak zamanla oturta oturta lezzetli hâle getiriyor.

Ancak iyi bir yemek yalnızca Chef’in maharetiyle hazırlanmaz. Malzeme zamanında gelecek, kaliteli olacak ve eksiksiz teslim edilecek…

Chef mutfakta patrondan gelecek malzemeleri bekleyip duruyor. Patron ise yaptığı ağır yatırımların ardından artık veresiye alamıyor; konu komşudan ödünç malzeme bularak günü kurtarmaya çalışıyor. Yani dükkân öyle ya da böyle dönüyor ama mutfakta her gün aynı lezzeti yakalamak giderek zorlaşıyor.

Okan Buruk elindekileri yeniden düzenliyor, eksikleri başka malzemelerle kapatıyor ve yemeği servis edilecek hâle getirmeye çalışıyor. Fakat sezonun en önemli sofralarında yalnızca Chef’in maharetine güvenemezsiniz.

Çünkü malzeme eksikse yemeğin kıvamı geç oturur; geç oturan yemek de bazen sofraya yetişmez.

Galatasaray’ın oyunu yine zamanla mı oturacak, yoksa patron bu kez Chef’in istediği malzemeleri mutfağa zamanında ulaştıracak mı?

Bizden söylemesi; malzeme kaliteli, Chef maharetli, ateş de yerindeyse ortaya güzel bir “oturtma” çıkar.

Afiyet olsun!

Tufan Akol
GAZETA LA 1905

Yorum Yap

error: Content is protected !!