TRİBÜNLERİN SORUSU NET: BAŞKAN NEREDE?

Arşivlerimize dönüp baktığımızda, yaklaşık iki yıl önce kaleme aldığımız yazıda adeta “Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla.” demiştik.

O gün dile getirdiğimiz kaygılar bugün birer birer karşımıza çıkıyor.

Galatasaray’da büyük projeler, büyük vaatler ve büyük rakamlar konuşuldu. Hazirun kürsüsünde anlatılan projeler, taraftara verilen mesajlar ve “Galatasaray’ın kasası güçlü” söylemleri alkış aldı. Ancak taraftar için önemli olan kürsüde söylenenler değil, sahada ve transfer masasında ortaya çıkan sonuçtur.

Bir dönem kulübün önemli projelerinde etkin rol üstlenen Erden Timur’un ayrılışından sonra oluşan boşluğun hâlâ tam anlamıyla doldurulamadığı yönünde ciddi bir taraftar kanaati oluşmuş durumda. Bunu sadece sosyal medyada değil, artık tribünlerde de görmek mümkün.

Dün Sportif AŞ Başkan Vekili Abdullah Kavukcu, gazetecilerin sorularını yanıtlarken oldukça iddialı açıklamalarda bulundu.

“Başkanımız Divan’da açıkladı; bizim paramız da var, limitimiz de var. Türkiye’de limiti en rahat kulübüz.”

“Transferlerimiz bittiğinde ben de bir taraftar olarak mutlu olacağım.”

“Son tarih 2 Eylül. Rekabet ortamlarına girmiyoruz. Çünkü biz Galatasaray’ız.”

Bu sözler kulağa hoş geliyor.

Ancak taraftar artık söylemlerden çok icraat görmek istiyor.

Divan’da ifade edilen yüz milyonlarca dolarlık güç söylemi ile transfer sürecindeki ağır ilerleyiş arasındaki çelişki, doğal olarak soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Eğer imkânlar gerçekten bu kadar güçlü ise, taraftar “Transferler neden gecikiyor?” sorusunu sormakta haklıdır.

Dünkü karşılaşmada tribünlerden yükselen “Dursun Özbek, transferler nerede?” ve “Erden Timur” tezahüratları da bunun en açık göstergesi oldu.

Maçın hemen ardından Abdullah Kavukcu’nun açıklama yapma gereği hissetmesi de bu tepkilerin artık sadece sosyal medya paylaşımlarından ibaret olmadığını ortaya koydu.

Yönetim, tribünlerin sesini iyi okumalıdır.

Galatasaray taraftarı her zaman sabırlıdır; ancak o sabrın temelinde güven vardır. Güven sarsıldığında ise tribünler konuşmaya başlar.

Unutulmamalıdır ki Galatasaray’da alkışı da, eleştiriyi de belirleyen makamlar değil; sahadaki başarı, verilen sözlerin tutulması ve camiaya duyulan güvendir.

Doğruya doğru, eğriye eğri…

Sevgiyle kalın.

Tufan Akol
GAZETA LA 1905

error: Content is protected !!