Yangındaki Tulumbacılar

YANGINDAKİ TULUMBACILAR

Galatasaray yöneticisi Maruf Güneş’in tutuklanmasıyla birlikte ortalık bir anda karıştı.

Yıllardır yazarım, çizerim; kimi zaman lehte, kimi zaman aleyhte… Ancak ülkemizdeki her hadisede olduğu gibi, daha gerçekler tam olarak ortaya çıkmadan yangına körükle koşan bu kadar çok klavyeci görmedim.

Yıllardır spor dünyasının içinde bulunan bazı isimler, “Yazım hemen okunsun, beğeni toplasın, cebime de üç beş mangır girsin” hesabıyla harekete geçti. Birisi de yazısının arasına “Sakın ha!” ifadesini sıkıştırıvermiş. Yakıştı mı, yakışmadı mı diyemeyeceğim; zira kendisi zaten bu camiaya karşı takındığı tavırla yeterince yakışıksız bir görüntü veriyor.

Osmanlı döneminde mahallelerde çıkan yangınlara müdahale eden, “tulumba” adı verilen araçları yangın yerine taşıyarak su pompalayan kişilere tulumbacı denirdi.

Bugünün tulumbacıları ise ortada henüz kesinleşmiş bir yangın olup olmadığına bakmadan, tulumbalarını sırtlanmış Galatasaray’a doğru koşuyorlar.

Oysa bu saldırılar; Galatasaray’ın beş yıldızından, kazandığı kupalardan ve tarihî başarılarından hiçbir şey eksiltmez. Tam tersine, böylesine büyük bir camianın ne denli güçlü ve etkili olduğunun göstergesidir.

Maruf Güneş suçlu mudur, suçsuz mudur?

Bunun kararını sosyal medya mahkemeleri, klavye başındaki yorumcular ya da yangından çıkar sağlamaya çalışanlar değil, Türk adaleti verecektir.

Ortada yangın yokken su taşıyan tulumbacılara ise hatırlatmak gerekir:

Galatasaray’ın Galatasaraylılardan başka dostu yoktur.

Tufan Akol
GAZETA LA 1905
19 Temmuz 2026

Yorum Yap

error: Content is protected !!